Mutluluktan mabadı tavana vuran kişiden sanatçı olmaz. Bunun dışında, ayrıcalıklı bir kesimin borazancılığını yapmak da sanat olmaz. Sanatçı kişinin, hem kendisi hem dünya hem düzenle ilgili meseleleri olmalıdır. Masmavi denizler, büyük aşklar üzerine yazılmış görünen sözlerin çoğu, karanlık odalarda, sıkıntı içinde yazılmıştır oysa. Ki işte onlara olan ihtiyacın yoğunluğundan ve yokluklarından, aslında olduklarından daha güzel anlatılmışlardır. Sanat, elindeki acıları mutluluğa dönüştürmek, öyleymiş gibi göstermek simyasıdır.
Sanat, çaresizliktir.
-Attila Şanbay
Boğazdaki tüm vapurlara senin adını verdim,
Şimdi birini kaçırsam da elbet bir gün binerim.
Attila Şanbay
Yalnızlığın sana mahsus olduğunu söylüyorlar Allahım.
O halde ya beni şirkten uzak tut
Ya da mertebene yaklaştığım için bana günah yazma.
Attila Şanbay
Mezarlıklarda neden
Demir parmaklıklar var?
Yok ki girmek isteyen,
Kaçacak mı yatanlar?
-Attila Şanbay
Bazı açılardan bir ölüye benzediğim söylenebilir;
Mesela, gidip de döndüğüm hiç görülmemiştir.
Attila Şanbay
Merak etme, geç kalmam
Çünkü gelmeyeceğim...
Bir gün ben o trenden
Artık inmeyeceğim...
Sana her gelişimde
Buradan trenlere
Ben, kralların aptallıklarına rahatça gülebilmek için soytarılık yapıyorum.
Attila Şanbay
Üzülme,
Bitmiş olsa bile...
Alışana kadar bensiz uyumaya,
Devam edeceğim bir süre daha
Uykularında uyumaya...
Susayınca bana seslen yine,
(Kuple)
Eğer gözümde varsa daima
Biraz hüzün,
Sebebi,
Çok gördüğün
O güzel yüzün.
Bir sabah sakallarımı kesmeye karar vermek kadar kolay seni unutmak.
Biraz su, biraz sabun; lavabodaki minik girdaba karışıp gider
yüzümde kalan kokun, dokunuşun.
Ve benim yeni bir yüzle, yeni bir adam olarak
yeniden hayata tutunuşum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!