Attila Şanbay Şiirleri - Şair Attila Şanbay

Attila Şanbay

Ölüm bile başaramaz beni senden almayı,
Özlediğin her zaman, yanına geleceğim
Sonsuzlukta dolaşan o çaresiz ruhumla,
O diyarlardan sana kalbimi vereceğim

Evet aşkım, bir gece hissedeceksin belki;

Devamını Oku
Attila Şanbay

Kullanmadığım düşler duruyor dolabımda,
Atsam mı, saklasam mı karar veremiyorum
Bazıları küçülmüş, kimiyse bol geliyor,
Kimininse kullanma tarihi çoktan geçmiş

Daha makul hayaller kurmalı anlaşılan..

Devamını Oku
Attila Şanbay

Gözlerinde terk edişin
Asiliği ve hüznü...
Bir yanın kan ağlıyor,
Bir yanın bahar-bayram
Üzüleceksen gitme,
Buna mecbur değilsin

Devamını Oku
Attila Şanbay

Gittiğinde yağmurdu,
Yağmurdu tüm sokaklar
Ben şehre yağıyordum,
Kendimde ıslanarak...
Gittiğinde bir kedi,
Kara bir kedi ıslak

Devamını Oku
Attila Şanbay

Bana gönül borcun yok,
Senin borcun kendine...
Benim kadar çok seven
Birini al kalbine
Senin mutluluğunu
Uzaktan görsem bile,

Devamını Oku
Attila Şanbay

Ben seni sevdiğimde dündü
Ama sen yarın geldin...
Ben seni sevdiğimde dündü
Ve sen orda değildin...
Ben,
Sen...

Devamını Oku
Attila Şanbay

Gözlerin, gözlerime ara sıra uğrasın,
Konuk severliğini görürsün gözlerimin
Kurulsun baş köşeye, hatta yatıya kalsın
Gözlerin, gözlerimden isterse hiç gitmesin

Baygınlık çökse bile, eğer kirpiklerime

Devamını Oku
Attila Şanbay

Ne ilk karşılaşmalar yüzyüze oluyor artık, ne de ayrılmalar. 'Mrb' yazmakla başlıyor şimdi aşklar. Bir fotoğraftan görüyorsun ilk kez onu, tıpkı görücü usûlü. Hani medenileşmiştik? O ilk görüşün heyecanı, ayakları yerden kesişi yok artık. Çarpılmak, vurulmak, nefesin kesilmesi, 'Tarihi Duygular Müzesi'nde seyirlik... Bu yüzden mi sürmüyor artık aşklar? Bir kaç tuş vuruşuyla başladığı için mi, kalp vuruşu yerine? Onu ilk gördüğümüz o anın, o canlı, coşkun duygularını yaşamış olsak, daha mı kıymetini bilirdik bazı şeylerin? Ayrılıklar sanki daha asil! Dijital başlayan aşklar (!) dijital bitmiyor mu yine? Yine bir kaç tuş, veda sözleri, sonra 'alta attığın' sanal marketi açıp, alışverişe devam. Hiçbir şey olmamış gibi. Sevgilin 'geri dönüşüm kutusu'nda... Ama geri dönen yok! Önceden ayrılıklar daha mı iyiydi ne? Kalbe saplanan o ağlamaklı sözler, titreyen dudakların yanağa kondurduğu son öpücüğün hüznü, ayrı yönlere giderken birbirinin ardından kısa, kaçamak bakışlar; hani aynı anda baksan koşup tekrar sarılacakmışsın gibi... Ayrılık anında bunları yaşayıp, günlerce tesirinde kalmak, pişman olmak ve 'geri dönmek' diye bir ihtimal vardı en azından. İşte 'geri dönüşüm' buydu belki de... Temasın olmadığı yerde duygu olmuyor sanırım. Duygunun olmadığı yerde de hiçbir şey; ne kıymet bildirecek coşku, ne de pişman edecek acı... Dijital mi soyunu tüketti aşkın? Karaktersiz elektronik alarmların, soyunu tükettiği gibi Guguk Kuşu'nun...

Devamını Oku
Attila Şanbay

Koca denilen ömür, geçiyorsun gülmeden
Hüzünlü bir şarkının zalim nağmelerisin
Ne teselli, ne ümit, ne de bir tat vermeden
Bırakıp da, bakmadan giden bir sevgilisin

Sen itimat edilip, ihanet eden dostsun

Devamını Oku
Attila Şanbay

Babasından kalan tek miras,
Sadece soy ismiydi.
Ömrü boyunca yedi,
Yine bitiremedi.

Attila Şanbay

Devamını Oku