Asırlık Bekleyiş Şiiri - Yusuf Emir Kıra ...

Yusuf Emir Kıranşal
20

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Asırlık Bekleyiş

Bir gün sonbahar gibi dökülürse seslerin,
Aynalar yorgun düşüp terk ederse yüzünü,
Bir gurbet akşamında hatırlarsan izlerini
Yarım kalmış bir şarkı gibi büyürse hüznün,

İşte o gün anlarsın göğsümdeki fırtınayı,
Bir harf uğruna nasıl yaktığımı dünyayı.
Bir ismin uğruna nasıl sürgün edildiğimi,
Nasıl taşımışım ben bu kadar yalnızlığı.

Ben sana bir ülkenin yıkılmış surlarını,
Bir hakan otağında unutulmuş sırlarını,
Bir sancak gölgesinde uyuyan yiğitleri,
Ve çağlar aşındıran sessiz mezarları,

Getirdim avuç avuç...
Sen bir çiçek sandın.
Bir gönül yangınını mevsimlik bir renk sandın.

Bilmedin bazı aşklar dağlardan daha büyük,
Bazı bekleyişlerin asırlardan uzun olduğunu.
Bilmedin bir bakışın bir ömre hükmettiğini,
Bir kelimenin bile bazen kurşun olduğunu.

Henüz çöl gecesinde yıldız saymadın sen hiç,
Bir serabın peşinden ömrünü yaymadın hiç.
Bir kapıyı yıllarca açık bırakıp da sonra
Kimseler dönmeyince yıkılmadın sen hiç.

Henüz alnına değmedi ayrılığın soğuğu,
Henüz içinden geçmedi sessizliğin çoğu.
Bir akşam ezanında ürpermedi ellerin,
Bir ismi saklamadı duaların yolu.

Sen hâlâ gül sanırsın dikenlerin sabrını,
Sen hâlâ aşk sanırsın kalbin ilk baharını.
Bir gün gönlün çökünce dizlerinin üstüne,
Hatırlarsın belki de bu eski sözlerimi.

O vakit nehirlerin neden denize küstüğünü,
Dağların niçin sessiz ve mağrur durduğunu,
Bir kuşun kanadında niçin gurbet taşıdığını,
Ve bir adamın nasıl bir isimle yaşadığını...
Anlarsın...
Belki bir gün anlarsın beni.

Yusuf Emir Kıranşal
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 15:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bazı insanlar hayatımıza girer ve gittiklerinde bile bizimle kalmaya devam ederler. Bu şiirin hikâyesi de böyle bir izden doğdu. Yazdığım her satırda farklı kelimeler kullansam da, farklı imgelerin arkasına saklansam da aslında hep aynı kişiyi anlatıyorum. Bazen bir gurbet oluyor, bazen bir şehir, bazen bir tarih, bazen de bir mevsim... Ama bütün yollar dönüp dolaşıp aynı isme çıkıyor. Bu şiiri yazarken bir aşkı anlatmaktan çok, insanın içinde yıllarca taşıdığı bir hatıranın nasıl yaşadığını anlatmak istedim. Çünkü bazı insanlar hayatımızdan çıksalar bile düşüncelerimizden çıkmazlar. Zaman geçer, mevsimler değişir, insanlar değişir; fakat bazı isimler insanın ruhunda ilk günkü yerini korur. Şiirdeki bekleyiş, özlem ve anlaşılma isteği bu yüzden vardır. Çünkü bazen insanın anlattığı her hikâye, yazdığı her şiir ve kurduğu her cümle aslında tek bir kişiye yazılmış uzun bir mektuptur. Belki de bu şiirin en kısa hikâyesi şudur: Ne yazarsam yazayım, kimi anlatırsam anlatayım, hangi kelimenin arkasına saklanırsam saklanayım... Ben hep seni anlatıyorum.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!