Bu garip gönüllerde bir olan menem.
Dağı yere serip galip olan menem.
Söz söylemesini bilmem belki amma,
Sözü tartıp biçen, məna eden menem.
Gel ki şu dağların bitsin sazı sözü,
Olur ya bir gün ecel kuşu kapımı çaldığında,
Çevrem akranlarım ve gayrısı beni andığında,
Cümle sevdiklerim benim yokluğuma kandığında,
Yalnız kalmış mezarımın başını sen boş bırakma.
Her gün ölümü yaşayan insanlar ölümden korkmaz.
Bilir mi sanır, içim bir tamu gibi kaynar.
Görür mü sanır, gözüm bir pınar gibi çağlar.
Öldü pir benim için, ben pire doyamadım.
Yarem var, kalbim deme pirim şah gibi kaçar.
Geçer mi âşık olan bu yoldan maşuk ile...
Kalkın ey erenler, Şahınız geldi.
Gurbet ele uçtan, namınız geldi.
Aşkın hasreti ile doldum taştım.
Gönül ele ya dost, sabrınız geldi.
Gezdim gördüm alemi, bahtiyar oldum.
Haddizâtında sinemde yaralar ellerim kanar,
Namütenahi gönlümü nahak yere kırmışlar.
Mehtabın huzurunda girift vicdanım yanar,
Namütenahi gönlümü nahak yere kırmışlar.
Sevgi , hissikablelvuku olur payidar kalır.
Yârim gitti kaldım kimsesiz,
Bana bu sabrın hâli yok mu?
Kahır ile kaldım ilkesiz.
Bana bu kahrın şanı yok mu?
Şecaatim kandan paredir.
Ben senin yoluna vardım.
Âlemi kağıda sardım.
Ben yahut sen deyi değil,
Ancak biz olana vardım.
Ben isteyen yalnız Hak'tır.
Beni ben ile imtihan etme.
Göster yüzünü ol nihan etme.
Bir başkasına imtiyaz etme.
Şol yürek pare gülistan etme.
Dağlar, taşlar, ağaçlar sendendir.
Sabrı arife sormak lazım denir.
Sabrına bir feyz almak lazım gelir.
Sen iyi misin kötü mü bu yolda?
Cevaba bakmak bulmak lazım gelir.
Ey seni şah bilmez dinlemez merdan!
Aşk bu Çalab'ın emri.
Sevda Çalap'tan geldi.
Bu savaşı kaybeden,
Çalab'a boyun eğdi.
Aşık olan göremez.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!