Beklerim, bakarım Pir gelmez.
Havaya suya gönül vermez.
Hakkı kadri boşuna yermez.
Sezerim, sorarım nar etmez.
Varıp gönlünü hoş edeyim.
Yüzüm burda gelip diyesin.
Sözün kerse diyip gidesin.
Fitne fesat eder beklersin.
Küffar sözü inan mı dersin?
Çalab tanır beni bilesin.
Hak yüzüme zuhur edende,
Hayrı da şerri de benden bil.
Gözüne bir perde gerende,
Âmâyı, ahrazı benden bil.
Hak haklıya vardığı vakit,
Bizler Bezm-i Elest'e iman ettik.
Kimseyi kimseden üstün görmedik.
Bizler kendimizi bir hâl yolunda,
Makama oturanlardan etmedik.
Namert deme, gün olanda mert öle...
Bu garip gönüllerde bir olan menem.
Dağı yere serip galip olan menem.
Söz söylemesini bilmem belki amma,
Sözü tartıp biçen, məna eden menem.
Gel ki şu dağların bitsin sazı sözü,
Olur ya bir gün ecel kuşu kapımı çaldığında,
Çevrem akranlarım ve gayrısı beni andığında,
Cümle sevdiklerim benim yokluğuma kandığında,
Yalnız kalmış mezarımın başını sen boş bırakma.
Her gün ölümü yaşayan insanlar ölümden korkmaz.
Bilir mi sanır, içim bir tamu gibi kaynar.
Görür mü sanır, gözüm bir pınar gibi çağlar.
Öldü pir benim için, ben pire doyamadım.
Yarem var, kalbim deme pirim şah gibi kaçar.
Geçer mi âşık olan bu yoldan maşuk ile...
Kalkın ey erenler, Şahınız geldi.
Gurbet ele uçtan, namınız geldi.
Aşkın hasreti ile doldum taştım.
Gönül ele ya dost, sabrınız geldi.
Gezdim gördüm alemi, bahtiyar oldum.
Haddizâtında sinemde yaralar ellerim kanar,
Namütenahi gönlümü nahak yere kırmışlar.
Mehtabın huzurunda girift vicdanım yanar,
Namütenahi gönlümü nahak yere kırmışlar.
Sevgi , hissikablelvuku olur payidar kalır.
Yârim gitti kaldım kimsesiz,
Bana bu sabrın hâli yok mu?
Kahır ile kaldım ilkesiz.
Bana bu kahrın şanı yok mu?
Şecaatim kandan paredir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!