Çıkılsın yola edilsin gaza.
Bütün düşmanlar boğulsun yasa.
Masumlar görsün etmesin tasa,
Bu koca güruh dağılır elbet.
Yarından gayrı bilinmez tezi.
Yüzünü görende yüzün yüzüm oldu.
Sesin sesim, bedenimse bir hoş oldu.
Hak'kın bir buluşmasıymış bilemedim.
Sen gidende beden bana bir ders oldu.
Gözüm hâr ile, dilim dikenle doldu.
Hem bu dünyada hem ukbada,
Pir ile bir kıl bizi ya rab.
Söylemek nasip olmasa da,
Pir ile bir kıl bizi ya rab.
Sabırla derviş bilinirim.
Gün sana kötü davranırsa korkma Ey Âşık.
Gün bu güne ayandır, yarına muallaktır.
Eğer kötü sözler duyarsan kaçma Ey Âşık.
Sükût dile ayandır, ancak söz dilde Hak'tır.
Sevgiyi yanlışça kalplere verme Ey Âşık.
Diyar diyar ziyaneyim.
Pir elinden divaneyim.
Yüzün benim ibadetim.
Pir bedenden gider oldu.
Ne küskünüm ne de kırgın.
Gönülde aşikar olan meylimiş.
Mâşukla sevda yolunda seyrimiş
Yananda harâbe olan ney imiş?
Vicdanı olmayan yar-i gârimiş.
Âşık Şâh-ı Kebir leb-i hârimiş.
Ben bu cennet vatanın bağrıyım,
Bağrımda başka vatan istemem.
Öksüz kalmış evladın kahrıyım,
Kalbimde başka evlat istemem.
Ben gözleri mavi Mustafa'yım,
Sözüm odur ki ey gönül verenler,
Aldanmayın, fani yâre gidenler.
Gelen geldi, giden mahvedip gitti.
Yârin payidarsa her daim bekler.
Ne Han ne Sultanı tanırım gayrı,
Hakkı arar isen hem zahiriyem hem batiniyem.
Gönül feryat figan et, tarikiyem şah neye yarar?
Derdü âlâ iken hem fasıkiyem hem salihiyem.
Rahman ile Gaffar ol, teberruyam şah neye yarar?
Bilmediğini bir bilen vardır.
Görmediğini bir gören vardır.
Söylenilen sözde anlam vardır.
Gayrı bu handan göçmek vaktidir.
Sevda ancak bir araçtır yola.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!