Azât eyle beni, ey ruhumdaki azazil.
Olma yanımda, canım alır iken azrail.
Sabret, sabır ile yansa da aciz yüreğim.
İstemez, taştan kabrime koyma gül, karanfil
Yolcu yola çıkanda, yol yolcuya yoldaştır.
Bir ceylan gözlüye meftun oldum.
Koydum cânı, cânana kul oldum.
Rabbim iki cihan bir eylesin.
Âşık ismi ile mâna oldum.
Senin aşkın beni viran eyler.
Ey ruz-i gönül yoktur senden başka,
Bahr-i sadrım yanmalıdır bu âşka,
Gönül duvarımı ören naşka,
Cümle alem benden feda olsun.
Şah-ı Kebir der ki Hak bizimledir.
Şah derdin dermanı bir zalimdedir.
Bak derdim sefası pir alimdedir.
Kah serdim fermanı kir mazimdedir.
Hak verdim erbabı mir kalbimdedir.
Âşık Şah-ı Kebir
Hayat dediğin safsata üç günden ibarettir,
Geçmiş geleceği bilmeyenin bugünü olmaz.
Destur kalp kırmamak üzere en büyük ayettir,
Ayet kitabı bilmeyenin kalbi saftan olmaz.
Kibre benliğe bulaşandan bir hayli uzak dur,
Çıkılsın yola edilsin gaza.
Bütün düşmanlar boğulsun yasa.
Masumlar görsün etmesin tasa,
Bu koca güruh dağılır elbet.
Yarından gayrı bilinmez tezi.
Yüzünü görende yüzün yüzüm oldu.
Sesin sesim, bedenimse bir hoş oldu.
Hak'kın bir buluşmasıymış bilemedim.
Sen gidende beden bana bir ders oldu.
Gözüm hâr ile, dilim dikenle doldu.
Hem bu dünyada hem ukbada,
Pir ile bir kıl bizi ya rab.
Söylemek nasip olmasa da,
Pir ile bir kıl bizi ya rab.
Sabırla derviş bilinirim.
Gün sana kötü davranırsa korkma Ey Âşık.
Gün bu güne ayandır, yarına muallaktır.
Eğer kötü sözler duyarsan kaçma Ey Âşık.
Sükût dile ayandır, ancak söz dilde Hak'tır.
Sevgiyi yanlışça kalplere verme Ey Âşık.
Diyar diyar ziyaneyim.
Pir elinden divaneyim.
Yüzün benim ibadetim.
Pir bedenden gider oldu.
Ne küskünüm ne de kırgın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!