Men göynüme sahip çıkaram.
Gelene geçene soraram.
Yâri men eynimde bularam.
Gahi bu yüreğim uslanır.
Yanıma almışam Ali'mi.
Bu vatan toprağının altında yatan,
Nice görklü yiğidin kanıyla mağrur.
Yanık sesle zafer nidaları atan,
Nice kutlu ananın kanıyla mağrur.
Hilalin yıldıza baktığı bu gece,
Şâh'ım bilsin, kaldı mı merdan olan, cihanda?
Kaldı mı yaren olan gönlüne yar olanda?
Merdan olan gönlüne sahip çık aşiyanda.
Cihanda yar olanda, aşiyanda kahrola...
Âşık Şah-ı Kebir
Gönlüm virane, hakkım beyhude, sadrım ummani, yanar dururum.
Hakkım beyhude, sadrım ummani, yanar dururum, derdime çare...
Sadrım ummani, yanar dururum derdime çare olan bulurum.
Yanar dururum, derdime çare olan bulurum, Hakkın izniyle...
Âşık Şah-ı Kebir
Gönül tahtına bir hûşü isterdim.
Gönlü yıkana bir ceza bilirdim.
Haktan hakkımda hayırlı dilerdim.
Gönül tahtı viran olan ne etsin?
Yakut, gümüş yahut altın bilene,
Bir heyelan ki yüreğimde kopan bu yangın.
Söz ardından heceye yahut dile mi dargın?
Gözleri tanrı dağını andıran maralın.
Değerini görünce kendine yâr mı sandın?
Yüce dağın başındaki erimeyen karın.
Ölüm dediğin koyup gitmektir.
Sevgiliye kavuşabilmektir.
Kendini heder ettinse eğer,
Bu cihanı payidar bilmektir.
Livâü'l Hamd Sancağına mihman,
Benim bir sırrımı var mıdır gören?
Var mıdır benden evvel beni bilen?
Sırrı ancak benden olana varan,
Şu yalan dünyaya vermek imiş.
Vurmak kırmak parçalamak hoştur da,
Yanan ben miyim yoksa beden mi?
Yaram benden mi yoksa Pir'den mi?
Kalan mı biter yoksa giden mi?
Ne kalana ne gidene bakarım,
Yanan ben isem gözden akarım.
Erlik usulünü er olan bile.
Bizim için suya düşenler bile.
Sen bu deryada boğulmussun Şâh'ım.
Her usulü vusûle varan bile.
Ben bir bedenem, aslen zahiriyem.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!