Yâr sana kavuşmanın hayali beni ayakta tutar,
Hayal deme, mutlaka her hayalimin bir sırrı vardır.
Vuslatın sırrı âşkla yanıp aşka vardığın vakittir,
Her vuslatın özünde özlem ateşiyle yanan vardır.
Bir derman ki derdimin kendisi,
Bir ferman ki ölümün habercisi.
Pirim âşık bedenin bekçisi,
Haber almayan pire yanarım.
Şâh'ım sen dur virane haldesin...
Hakkı hâl bekledik.
Tamu seyreyledik.
Nefsin üzerine,
Yâri hâr eyledik.
Kal iken yürüdük.
Ah bu derdimin dermanını,
Hangi ademe sır etmişler.
Koca sultanın dermanını,
Ben gibisine sır etmişler.
Arar sorarım da bulamam.
Günümüz hocaları dinden çıkarır.
Bu devirde âşıklar, gönül sızlatır.
Kardeş kardeşi maldan, candan kıskanır.
İman inananı imandan çıkarır.
Evveli görünene, ahir yalandır.
Ulu turnam gel otur yanıma,
Sevdiğim yare uğrama kalsın.
Karışsın şu dökülen kanıma,
Yârin kalbini sızlatma kalsın.
Gelmesinler kabrime dostlarım,
Erbâb-ı elem menim bibaht sineme künyedir.
İştiyakın mene, tahassürüm sene fünyedir.
Kadd-i hayatım ab-ı efsun içun zehreyledir.
Üç beş arşına yumulmadan çeşm-in ah eyledir.
Şah-ı Kebir’em, vuslat-ı serheng sana farzcadur.
Ey dost üzülme dünya malına,
Dünya malı sana merhem olsun.
Şanın şöhretin eyidir amma,
Sen şanından şöhretinden bolsun.
Ey dost yanın kuldan geçilmezse,
Kalem kağıt dedikleri,
Sıra dizi söz mü ola?
İrfan adap dedikleri,
İki göz bir dil mi ola?
Sevgiyle âşık ulanır.
Ölüm tek bizi ayırmış fani dünyada.
Yüzün hiç unutulur mu hani rüyada?
Sözün bir emir olurdu safi hülyada...
Acı yaz körük nar ile yansın rüzgarda.
Lale lal kaldı gidince sensiz ücrada.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!