Şah'ım alem-i berdâr dûr-u dur.
Ne Pir-i kadim ne Pir-i fücur.
Gam-ı hicr bilür âşık maşukdur.
Şah-ı Kebir kevneye kesratdur.
Âşık Şah-ı Kebir
Canlar içinde miskin bir can taşırım.
Cananı olmayan canı ne eyleyim.
Mala mülke nama tapanlar tanırım.
Zekatı olmayan malı ne eyleyim?
Aşk maşuk ile bitmez bir muhabbettir.
Hak sırrına vakıf oldun deyi,
Kendini aşikar etmek n'ola.
Sen kendini bilemezsin deyi,
Bir başkasına hâr etmek n'ola.
Esef-i zilleti nihan kıldım.
Gönül tahtı pek sağlam değilmiş.
Bir tufanla yerle yeksan oldu.
Bakan göz hakikatte ker imiş.
Hasar gören taht, çalabın oldu.
Gönül kırmak bir maharet ister.
Anladım ey dost, anladım bak zor da olsa.
Merhametsiz kalbe ne kadar sevgi dolsa,
Merhamet olmayanda hükmü yokmuş oysa.
Eziyeti cefayı âşık çeker imiş.
Aşkın hükmü yoktur hoşgörünün yanında,
Şerri miyana uyduran,
Nice benler gelip geçti.
Sözü mizana sunduran,
Nice şeyhler gelip geçti.
Pakt ile savaş durduran,
Menim men ki özünde yitip gitmiş ola,
Hicrânın ateşinde kül olup bitmiş ola.
Derd-ü dermânımla bir dem eyleşir isen,
Cümle âlemde varını yok etmiş ola.
Gören gözler ki bir görmezimiş cânımı,
Her gece de bir gün daha yaklaşırken ölüme,
Ne huzuru aramak ne de çıkmak bir çözüme.
Bir taraftan bakmak gerek vatanıma özüme,
Gerek Osman Batur gibi dağa çıkıp dövüşe.
Bu dağlar ki dünyada cehennemin ta kendisi.
Şiir âşıkla yazılmaz.
Maksut şiire aşk gerek.
Âşık olana bakılmaz.
Şiire bir mâşuk gerek.
Piri bir olan takılmaz.
Yokluk gördün ise varlıkta yokluğu bil.
Varlık gördün ise yoklukta varlığı bil.
Gelen Hak'tan geldi, giden Hak ile gitti.
Varlığı da Hak'tan, yokluğu da Hak'tan bil.
Hangi işinde kendini sayar isen pir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!