Asaf Eren Türkoğlu Şiirleri - Şair Asaf ...

Asaf Eren Türkoğlu

Bir zamanlar her şeyi anlatmak isterdim. İçimde ne varsa dökmek, kırıldığım yerleri göstermek, sevdiğim kadar anlaşılmak isterdim. Ama kimse duymadı beni. Ne kadar seslensem de hep sessizliğe çarptım. Kalabalıklar içinde yalnız kaldım, en güvendiğim insanlar en çok incitenler oldu. Şimdi artık konuşmak istemiyorum. Çünkü her kelime içimi daha da yaralıyor. Her anlatış, bir yanımı daha eksiltiyor sanki. Yoruldum açıklama yapmaktan, anlaşılmayı beklemekten, haklı çıkma derdinden. İnsan bir noktadan sonra susmayı öğreniyor. Çünkü susmak, bazen hayatta kalmanın tek yolu oluyor. Şimdi sessizliğimle varım. Eskisi gibi konuşan, anlatan, direnen biri değilim. İçim ağlasa da yüzümde bir tebessüm var, çünkü bazı savaşlar sessizce verilir. Ben artık susuyorum, çünkü en çok konuştuğumda kaybettim.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Dertli bir yolcuyum, yollarım uzun,
Kalbimde bir sızı, içimde hüzün,
Bakışıma çöktü, kış ile güzün,
Yalan olan aşkın, bende yeri yok.

Yıllar yılı koştum, bir serap gibi,

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Ne garip değil mi, seni en çok tanıdığını söyleyenler bir bir silip gidiyor hayatından… Bir zamanlar en derin sohbetleri paylaştığın, sırlarını verdiğin, gözünün içine bakıp “seni asla bırakmam” diyen insanlar, şimdi sanki hiç var olmamışsın gibi davranıyor. Geriye bir tek sen kalıyorsun; hafızasında onlarca anı, içinde eksik kalmış cümlelerle. Kendine sorup duruyorsun: “Ne oldu bize?” diye. Ama cevap gelmiyor. Çünkü bazı insanlar seni sadece ihtiyaç duydukları sürece seviyor. İşleri düştüğünde, canları sıkıldığında, yalnız kaldıklarında… Sonra bir gün sen de yetmiyorsun, ya da onlar artık seni görmezden gelmeyi öğreniyor. Ve sen, onların hafızasında silinirken, kendi içinde onları her gün yeniden yaşıyorsun. En acısı da bu işte… Unutulmak değil sadece; seni en iyi tanıyanların bile hatırlamak istememesi. O yüzden susuyorsun, çünkü artık anlıyorsun ki, bazen en çok zarar verenler seni en çok bildiklerini sananlarmış. Ve o gün, içinde bir şey kopuyor, sessizce… ama geri gelmemek üzere.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Beni insanlar değil…
Söylenmeyen sözler yordu.
Cevapsız kalan sorular…
“Bir şeyin yok gibi davran ama içten içe parçalan” baskısı…
İşte o sessizlikte kaybettim kendimi.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

"Benim savaşım bitti. Uzun yıllar süren bu mücadele, hayatın en zorlu sınavlarından biri oldu. Her gün, her an, bir adım daha atmak, bir engeli daha aşmak zorundaydım. Gözyaşlarımla suladığım umutlar, bazen kuruyan bir nehir gibi akmaz olurdu. Ama yine de devam ettim. Yolumda karşıma çıkan zorluklarla yüzleşmek, kayıplarla baş etmek ve yeniden ayağa kalkmak kolay olmadı.

Bu süreçte, bazen kendimi kaybolmuş hissettim. Hedeflerim bulanıklaştı, gücüm tükenir gibi oldu. Ancak her defasında, içimdeki bir ses, yeniden denemem gerektiğini hatırlattı. Küçük zaferlerin kıymetini bildim, düştüğümde kalkmanın önemini öğrendim.

Artık bu savaş sona erdi. Şimdi, bir daha asla dönmek istemediğim bu geçmişe elveda diyorum. Ruhumda derin izler bırakan bu mücadele, bana hayatın ne kadar değerli olduğunu, her anın kıymetini bilmem gerektiğini öğretti. Şimdi önümde yeni yollar, yeni umutlar var. Bu bitiş, aslında yeni bir başlangıç. Kendimi yeniden keşfetmek, içimdeki gücü yeniden bulmak için bir fırsat.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Beni unutanları ben de unuttum. Çünkü hayat, hep peşinden sürüklenmekle geçmez. Birilerinin gölgesinde, onların hatırlamasını bekleyerek yaşanmaz. Unutmak zor, evet, ama bazen unutmak iyileşmek demektir.

Onlar beni nasıl bir çırpıda unuttuysa, ben de öyle yapmaya karar verdim. Kalbimde tutmak için hiçbir çaba göstermeyenlere, artık içimde yer açmıyorum. Çünkü hatıralar, kıymet bilmeyenler için bir yükten başka bir şey değil.

Beni unutanları ben de unuttum. Çünkü yokluklarıyla bana çok şey öğrettiler. Sevginin kıymetini, verilen emeğin değerini anlamayanlara hayatımda yer yok artık. Ben, hak etmeyenlere geçmişte verdiğim değerle yaşayamayacak kadar kıymetliyim.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Beni unutma dedin de, aklıma geldi şimdi.
Unutmak ne ki? Zaten unuttuklarımızın toplamı değil miyiz?
Sigara paketinin arkasına yazılmış şiirler gibi,
Uçup giden otobüs duraklarındaki eski hatıralar gibi,
Herkesin bir unutuş tarihi var bu dünyada.
Sen de şimdi, benim takvimimde,

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Sana ne bir buse bıraktım, ne de süslü bir yalan
Sadece avuçlarımda birikmiş o eski, yorgun kederi.
Zaten bu dünyada insandan insana geçen nedir ki?
Bir parça kâğıt, birkaç kırık kelime ve dinmeyen bir sızı.
İşte o sızı hatırına, beni unutma.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Bakma öyle güçlü durduğuma,
Her rüzgâra göğüs geren o duvarlar,
Söz konusu sen olunca incecik bir tül gibi savruluyor.
Kolay değil insanın kalbini bir başkasının avcuna bırakması,
Ben bıraktım,
Beni üzme olur mu?

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Gecenin karanlığına inat, yüreğimin ışığında yürüyordum. Her adımımda seni arıyordum, gözlerimdeki yaşlar yolumu bulmama engel olurken bile. Kalbim, senin adını fısıldıyordu her atışında. Sen benim için bir umuttun, bir hayaldi belki de. Ama ben sana mecburdum, tıpkı güneşin doğuya mecbur olduğu gibi.

Rüzgarın tenimi okşadığı o serin akşamüstlerinde, yanımda olmasan da kokunla dolardı ciğerlerim. Senin varlığın, ruhuma işlenmiş bir nakış gibiydi. Her ilmeğinde seni hissederdim. Sen, benim içimde büyüyen bir çiçek, yapraklarının her biri yüreğimde filizlenen bir sevdaydın.

Yalnız kaldığım anlarda, düşlerimde seninle konuşurdum. Sessiz gecelerde, yıldızlara senin ismini fısıldardım. Gözlerimin önünde bile senin aydınlığın vardı. Sen, benim için bir deniz feneriydin; kaybolmuş ruhumun yolunu bulan ışık.

Devamını Oku