Sorarlarsa
Kara ellerimle geleceğin ellerini oluşturuyorum
Yolların resmini tekrar çiziyorum
Yatağımın merdiveni yüksek
Gök mavi
Gök alabildiğince güzel
Söyleyin lütfen!
Acıyı tarif edebilir misiniz
Güneş’ in feth edilişini,
Ya da nar çiçeklerini
Mesela dokuz doğuran bir anayı anlaya bilir misiniz?
Dünyayı değiştiren sözcükler vardır.Sözcükler vardır, sonbahar dalında kırılan , Nisan yağmurunda ıslanan.Meydan okuyan sözcükler vardır; Aşk'a , şiirlere ve savaşlara.Düşen sözcükler vardır,anarahmine yasaklı bir gecenin.Sözcükler vardır;söyleyip gidenlerin türküsünü.Sözcükler vardır: geceleri içimdeki çok tanrıları sayan.Tamamlanmaya can atan sözcükler vardır; eksik şiirlere sarılan insanlar arasında.Geç kalmış sözcükler vardır; Kokulara, renklere ve 5: 10 trenine.
Sözcükler vardır harflerini uçurumlardan ve doruklardan düşürmüş.Sözcükler vardır: Hayal kurmayı beceremeyen , çoğalmak ve benzerlerini aramak ile sorumlu ve güvenli hisseden.Sözcükler vardır:Kendilerini arayan.Rüzgarların geçitinde,Mevsimlerin dört yolunda.Camı kırık pencerelerde ağlayan.Hikayenin degişmesini bekleyen sözcükler vardır pervaz önlerinde.Bazen dünyanın bütün kirini yiyen bir küfür dolaşır sözcüklerde.Konuşsalar herkes ölür.Sussalar sadece onlar.Rüyalarında tüm tımarhanelerin kapatıldığını gören sözcükler vardır ve bilirler,dışarıda da onlara yer yok
Anlayacağın araftatalar.Ruhu beyaz zenciler dolaşıyor araflarında ve tüm ırkların küfrünü yemiş bir çingene. Sözcükler vardır;
dikenli tellerle kuşatılmış benlikleri.Taşlar ve tozlar döşekleridir.Cesetsiz bir baş gibiler
Kaldırsalar peçelerini.Yüz kadın olurlar,,belki de bin..Dudakları dikilmiş bir şehir gibiler.Tüm meydanlar ıssız.
Susuyorsun..
Susmak gitmek kadardı
Gidenler kalanlara şiir yazar mıydı
Göz kapaklarımda kırılıyor yüzün yavaşca
Bin parça ..
Her parçaya yüz defa şükrediyorum
Küflenmiş bir günahım
Tanrı’nın terli gazabında
İkonlar yıkılıyor sol kaburgamda
Göğsümde patlayan sabırsız bir mavzer
Surlar ,dikili bir gövde yolumda
Tarihin tekerrürüne sığınıyor beşeriyet
Karanlıklarda soldu iç çekişlerim
Ve sonra,yırttım iri ellerimle şafağın uzuvlarını
Su istedim
Güneş istedim
Eksik bir fotosentezdim
Oturup trajedimi izledim
Kafamın içini ellerimle tutabilsem
Söksem telaşlarımın apoletlerini
Dokunsam ensemdeki Tanrısal nefese
Susar mı dudağımdaki ufalan kız gülümsemeleri
Biter mi acımın dışa vurumu
Göklerde midir,üstümdeki ahlak yasası
Kor kesilmiş bir direğe bağlanmışız
Ve yapraksız bir meşe ağacına
Ne çok yaşam var,tutunmaya gebe..
Bir ten aradılar bende
Ben bende yok iken
Aşk ile mest oldum
Bir ben var idim bende
Ataşlar yakıldı ,gül çehremde
Ağzımın içinde,azgın kuşlar
Dişlerinin izleri,can verir, bağrı açık gövdemde
Şiirler de böyle mi ölür?
Ve aşk sözleri...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!