Dingin gövdesiyle, kendini bırakan bir dünya
Ellerin nerede
Dudağımda bordo bir gül
isyanım var, anamın doğurgan sancısına
Gözlerin nerede
Görmelisin sıkı dostları
Günah bir ceza gibi doğar
Sonra unutulur
Utangaç perdelerin ardından
Ve yaşam devam eder
Ders alınmamış beylik hikayeler..
Küheylanlar sürülür tekrardan
Denizden daha derindedir acılarım
Fakat yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim
Önce şiirlerim hançerlendi
Sonra çiçekler koparıldı uzuvlarımdan
Ve sonra yıldızları çektiler üstümden
Bir yağmur yağdı şehre
Islandı tersane işçileri
Sana şemsiye açsam ayıp olurdu
Ağızımda bayat ekmek kokusu
Ayıp olurdu romantik sözcükler
Sözcüklerimde yalan yok ama.
Ellerinin hatırı var
Pervazdaki çiçeklerimde
Dünya korkunç
Ve Asya’da
Ve Avrupa’da
Ağıza alınamayan bir yaşam var,küfürden beter
Hayat bir kitapmış meğer
Takıldığım paragrafların altını çizemediģim
Tüm sözcükler örgütlü
Sövüyorlar bana en derinden
Çevirdiğim her sayfada günahlarımı sayıyorum
Bilgeliğin içinde boğuluyorum
Kalemimin ucunda birikmiş bir kaç sözcük
Ve ben bir harf daha yitirdim
Yüksekten aşağıya
Geçmişim bu uçurumlarda yatıyor
Tüm derslerimi bu doruklardan aldım
Korktum,
Beni görmeyiver
Nur iner yüzüme
Hafifler amel defterim
Hafifler çiçeklerin gönül bahçemde
Bozulursa ne kalır senden
Hiç!
Ey düşlerimin ince sızısı
Kırgınsam,suskunsam
Hatrınadır sevdamın
Sanma geceler güzeldir ipek gibi
Romantik mum ışıklarında kutsanan geceler
Bilirim sana giden yollar karanlık
İçimde gökyüzünü tanımayan bir çocuk var
Önüne boya kutusu konulmamış
Güneşi çiz denilmemiş
Ben sana renkleri hangi lügatla anlata bilirim?
Devrilen bütün cümlelerimin en kazından kaç şiir kurtara bilirim ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!