geceleri uyumayan bir adamım artık
evreni ve tüm bilinmezliği kalbimde taşıyorum
saf öpücüklerle uğurladım gündüzü
geriye bir çöl kaldı uzayıp giden
tutkuların çeşmesindeyim
ıslanan gizemli yollarımla
Saat yine geçti..
Tütünlü perdeler dikildi gözüme
Ezberlediğim tüm şiirlerin ellerinden öptüm
Nasırlı mısraları değdirdim alnıma
İnsanlar gölgelerinden korktuğu için mi uyurlar?
Bir zarf katlanmıştı,loş penceremde
Saçını ve gülüşlerini okudum
Kim bilir en çok da ayrılığı..
Çehremde kendi göz yaşım birikiyor
Bir tuz tadı,
Sonra dağılıyor bir kitabın sayfaları gibi
Yaşam son dansına ağlar
İyiler uğurlanır ,bir bir
Ve ışığım tükenir
Üstelik sen de gidiyorsun
Yazılmamışken henüz
En güzel şiir
Gitmeyi denedim
Çoğu kez sen uyurken
Bu gece başka diyorum
Bolca dolduruyorum mürekkebi
Kalem, kağıt ve ben
Zamana karşı, daralıyor üçgen
Aynanın karşısındaki adamım
Öyküleri biten insanlar yansıyor yüzüme
Evlatlar kesiliyor sütten usulca
Ayrılıyor yollar anarahminden
Çıplak kalıyor yorgun ayaklarım ayrılınca
Dizeler örüyorum çiçeklerden
Bir gölgem var mıdır
Gecem bile tam karanlık değil
Bilemiyorum...
Ay ışığından merhamet dilenemem
Gururum bir trajedi
Shakespeare'in kaçıncı perdesindeyim
Gönlüm bir kadın yaratmalı
Apolitik sevişmelerinin
Kof aşk kabuklarının
En uzak sulara gidebileceği
En asi gemileri icat etmeliyim
Dingin gövdesiyle, kendini bırakan bir dünya
Ellerin nerede
Dudağımda bordo bir gül
isyanım var, anamın doğurgan sancısına
Gözlerin nerede
Görmelisin sıkı dostları
Günah bir ceza gibi doğar
Sonra unutulur
Utangaç perdelerin ardından
Ve yaşam devam eder
Ders alınmamış beylik hikayeler..
Küheylanlar sürülür tekrardan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!