hani çocukluğumuzun
"ettop" dediğimiz bir oyuncağı vardı
hatırladın mı?
işte ona benzer kalbim
taşa vursan da,yere çalsan da
bir köşeden değen fırça
tuvalde iştirak suça
ak düşmese siyah saça
ne güzel olurdu dünya
korkuları yenmiş olsak
keçinin inadı onu yalçın kayaların zirvesine çıkarabilir
sen burnunun çizdiği bulutların üstünde gezersin
keçi düşer inadı ölür
sen düşersin adam denir
kalabalıklar içinden geçtim,yalnızlığımı alarak
...
mahşer kalabalığında
kendi mahşerini yaşarmış insan
sevinç; bulutları aralayan anlık güneş
keder; gölgeleri kadar peşlerinde
taban suları çekiliyor
damardan kan çekilir gibi
toprak ölüyor toprak
tıpkı insan gibi
anızları yakmayın
yıldızlar arasına salıncak kurardım bir zamanlar
ayı indirirdim gökten
kafdağına seferlerim vardı zamansız
bulutlar üstünde dans ederdim zevkten
eyvah ki ne eyvah




-
Hazangül Hüseynova
-
Sevilay Şahbaz
-
Sevilay Şahbaz
Tüm YorumlarŞiirlerini okudum. Memnun oldum. Size yaradıcılıq uğorları arzusu ilə
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi