kırlangıçların tükürüğüyle tutturduğu çamur kadar, güçlü değilmiş insanlığımız...
Anlamadım neydi üstümden geçen
Zaman denen tırpan ömürden biçen
Çığ mı köpük mü ne, havada uçan
Şakayla karışık bilmece dünya
Varlıklar içinde mahkum-u adem
Ben bende olmayan beni bilirim
Senin kıblen değil, değil ki kıblem
Kalbimi serdiğim yönü bilirim
Tarifi imkansızı nasıl edeyim tarif
Dilim sitem etse de kalbim ona muhalif
Pişmanlığın olmasın doyamadığım sevgin
Gecemsin gündüzümsün senle doluyum her gün
Yüze kadar say geçer dahi demezdi annem.
Espri yeteneği yoktu çünkü
Belki de zamanı yoktu.
En büyük esprisi ağlamaktı.
O kendi yaralarıyla uğraşırken bende yeni yaralar açılırdı.
Günahıyım kendimin ruhuma zulmeder nefsim
Çıkamadın içinden içimdeki bu adam kim?
gel seninle anlaşalım.
bahar senin olsun, yaz senin
sonbaharın hüznünü, kışın ayazını ben alıyorum
ne dersin?
işte bahar, ömrü; açıp soluncaya kadar
Gece demişiz, göğün kara peçesine
Gelip geçmiş güneş semadan henüz
Ve karanlığa serpiştirilmiş üç beş yıldız
Bir daha doğmayacak güneş




-
Hazangül Hüseynova
-
Sevilay Şahbaz
-
Sevilay Şahbaz
Tüm YorumlarŞiirlerini okudum. Memnun oldum. Size yaradıcılıq uğorları arzusu ilə
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi