hangi kapıyı çalsam
ağlamalı bir yüz çıkar karşıma
hangi göze baksam bir çift çeşme akar
hüznün oluklarına
eyy
beni o kapılara düşüren yüreğim
şehrin uğultusundan
ve
kafası karmakarışık insan yığınlarından kaçarken
alır götürür beni dinginliğine dağlar
şehrin haberi dahi yoktur
yine kuş cıvıltısına karıştı çocuk sesleri
şenlendi bayramlığını giyinmiş sokaklar...
isterdim ki;
hiç büyümesin çocuklar
düşmesinler hayatın pençesine...
dokunmak hayat vermekse cana;
yeniden dirilirim her dokunduğunda
ve
güneş öperken bulutu
toprak sararken tohumu
iri kıyım bir adam
üçel
tespihini düşürdü elinden
saygıyla eğildi
aldı yerden
üfledi
dağ oldun; kar eğledin başımda
amansız kışlara benzettin gönül
volkanlar söndürdün; izi döşümde
yarınsız düşlere benzettin gönül
gökte dolaşan ay gibidir hasretin
yetişmez elim
kelebek ömrüyle kıyaslarım her gidişindeki ölümü
güvercin matemini bilir misin
ayrılıklarda kanatlarının düştüğünü
yarılır tabanları helal lokma uğruna
sırtında küfe. boğar umutlarını ipi
o dünyayı taşır da nasırlı omuzlarında
kahrolası dünya taşımaz onun hayallerini




-
Hazangül Hüseynova
-
Sevilay Şahbaz
-
Sevilay Şahbaz
Tüm YorumlarŞiirlerini okudum. Memnun oldum. Size yaradıcılıq uğorları arzusu ilə
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi