Güle güle dostum güle güle
yel essin kokun gelsin demiş anam
gurbette ne yel esiyor
ne kokun geliyor
anasız gurbette yaşanmıyor
yokluğunda burnumun direği sızlıyor
SONGÜLÜM
yine anılarımla donanıyorum
bir dingilliktir özlemim
hiç bitmeyecek sanırım
şu yaradan eserine
umudumuz
savaş yorgunu çocuklar
yitik ülkelerden geliyorlar
kısık yemyeşil gözleriyle güneşe bakarken
ağır yükler omuzlarında
taşırlarken toprak toprak
Seni sevmek
Suyu, havayı, güneşi
Ayı, sevmek gibi bir şey.
Tutulunca dilim
Yüzünün aydınlığına GÜL’üm
herkes dostumdu benim bir zaman
kimisi can dostu kimisi hayran
varıdı yanımda bir çuval param
şimdi kalmadı geriye ne bir dost ne bir hayran
param bittiği zaman
vır vır
dır dır hırpala
vur vur hırpala
hopbala yavrum hopbala
hayatın tombala
satmışın kendini üç pula
onun şahsında tüm kafkas şehitlerinin anısına,
ithaf olunur. şehitler ölmez.
kafkasyanın heybetli dağlarından
seyrettim etrafını çeçenistan’in
bahar ayında toprağı
yarmış tomurcuklar gibi
tüm yaşama sevincimle
yoksul yıllarımı
büyüteç altında tutup
olanca deliliğimle
yarın bayram
demedimmi sevdalım
sen meteliksiz ben meteliksiz
düşmüşüz istanbul sokaklarına
bir türlü sağlam basamadık hayatın zeminlerine
çiftcidir köydedir ana baba




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!