Seninle yaşamak bir rüya,
Oysa ki seninle gerçek olmak var,
Örneğin susuyoruz,içimize bir çığlık düşüyor,
Bir kalp atıyor, tıkır tıkır yanımızda,
Gölgendi, aklımda, şu kadarcık kalıyor....
bu adam,
Ölecek günün birinde,
Ve sensiz,
Ve yalnız,
Ve bir başına,
Umutsuzca,
Bir veda akşamı, Bir dünya günü,
Omuzlarımda haykıran bir mazi
uzaklarda haykıran, yanık bir kelebek
Ve rüzgar sesi kulaklarımda
Bir de aşk kokusu, bir de sevda sesi
Bir aşk hikayesi, yarım bir gülüş
Bir şiire başlar gibiyim,
Başı da, sonu da savruk,
Vurgun yemiş seher yeli gibi,
Şehrin ışıklarında,
Beyaz, solgun ve ölümcül
Griye dönen bedenimde,
Seviyordum, biliyordun
Anlatırken gülüyordun
Kadere inanmıyordun
Papatyaya inanıyordun
Papatya yalan söylüyordu
Bana kızıyordun
Şeytana spor,küfret besmele çek
Şaka zannederdim yaşamasaydım
Bir şeytana gönlümü kaptırmasaydım
Acele ettim, ellerim kirli
Ters giymişim pabucumu da belli
Şeytan olduğunu anlardım da
Siber İstanbul
Karaköy rıhtımında paslı gemiler uçuyor.
Galata Kulesi artık dev bir hologram, reklam kusuyor.
Cebimde son bir jeton, damarımda sentetik keder.
Bu şehir artık ne senin, ne benim, ne de bizden.
Bilirsin, şiirler yalnız ölürler,
Ve unutulur, güle bağlı gönüller
Ne kelimeler vefalı, ne diller
Unutulur her yüzyılda, şairler bile
Şimdi ne yazsam boş, hepsi haybeye
Belki bir mit olur da, dolanır dilden dile
Yarışma düzenlemiş hazret
Şiirler sıralanacakmış hayret
Bu iyi, bu kötü, bu şair ise heyhat
Sıralamaya bile giremez kaldır at
Oysaki hayat
Tek bir hecedir
Deklanşöre benzemez
Bazen kurşun gibi ağır
Bazen kadın gibi yumuşak
Sevişir gibi basacaksın kaleme
Güneşi beklemez şiir
namluya sürdün mü kelimeleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!