Döndüm, bir daha baktım resmine
Buğulu yıllardan elimde kalan son hatıra
Ve gördüm ki, yasak sevdaların adıydı yüzüme haykıran
Döndüm, bir daha baktım ellerine
Alışılmamış şefkatlerin yumuşaklığıydı ellerin
Hayat dedikleri bu soluk yolda
Bir adın kalmış, bir de gülüşün hatrımda
Savrulmuş hikayeler evin her yanına
Sesin odamda, nefesin balkonda bakışın aklımda
Geride hiç bir şey kalmamış
Bir ömrün kalmış, bir ömrüm kalmış
Birgün ismimi göreceksin
Bir kitapçı rafında boynu bükük
Adının yanında olmayacak soyadım
Oysaki ne güzel yakışıyordu
Sayfaları karıştıracaksın
Sevmek, yaşamı paylaşmaktır
İki kişiyle bir gelecek planlamak
Yanyana çalışmak
Ve gururla gülümsemek
Gerçekleşen tüm hayallere
Pencereden bakıyordu
Saçlarında bir papatya
Eğildi çiçeklerin üzerinden
Gözlerinden yıldızlar akıyordu
Gözleri, gözlerimde derinleşti
Gözlerinde 9 ışık
Işıklar söndü bak salon bomboş kaldı
Zamanın elleri bizi bizden çaldı
Dışarda fırtına dünyayı yutarken
Gözlerin son defa ruhuma batarken
Korkmuyorum Ali karanlık gelse de
Bu havada gidilmez
Başlar öne eğilmez
Minik eller ısınmaz
Göz yaşları kurumaz
Bu havada gidilmez
Bir rüzgâr eser, sesin kalır bende
Zamanın durduğu o ince çizgide.
Bakışın bir dua gibi iner içime,
Sessizce… en derine.
Kelimeler yetmez kalbin atışına,
(Miraç, 2026)
Yerin altında uğultu, yerin üstünde keder,
Kılıçlar kınında paslı, her yürekte bir sefer.
Tam o anda yarıldı göğsünden kara gece,
Bir atın nalları çarptı, yıldızlar oldu hece.
Öldürürdüm seni bende
Yaşatmazdım içimde
O gücü bulsaydım ellerimde
Ve namluya sürebilseydim sesini
Çığlığın olsaydı kalemim
İki damla kan, aksaydı avuçlarımdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!