Mona Lisa
Mona Lisa
Saraylar içinde bir yalnız kadın
Mona Lisa
Güzelliğin fırça darbesi
Ben seni düşünürken,
Sen hazırlanıyordun
Akşama buluşacaktık,
Konuşacaktık,
Bu arada aşağılarda,
Yerin çok altında,
Hani bir şiir yazarsın ya nedensiz
Hani bir şarkı geçer ya sahilden
Hani bir yaprak düşer tek başına
Hani bir bebek geçerken eşiği
You trace circles on your coffee cup,
I pretend I don’t see your hands shake.
Every time our fingers almost touch,
I lose the words I meant to say.
My nervous hands keep reaching for you,
Ayık kafayla,
Toplayamazken ikiyle ikiyi,
Küçümsediğiniz hayyam,
Şarap ve kadın için
Yaptı yapamadığınız,
Tüm hesapları
Uykusuz geceler zindanlarda
Hurda olmuş gönlüm hezeyanlarda
Not: Bu şiir değildir
Şiir olsaydı sen olurdun içinde...
Şimdi içindesin öyleyse
Artık şiir oldu.
Öğretmenim
Dudakların atesler içinde
Alev almış kiraz tadı
Bıraksam bal damlayacak
bir parça şarap, çikolata kaplı
Öyle saçmalıklar var ki,
Şiir diye okunan
Çöpe bile atamadığım şiirler
Beğeniyorsa birileri,
O zaman neyi atmalıyız çöpe,
Neyi saklamalıyız kelimelerde,
Lâl Olmuş Bir Veda Senfonisi
Biz seninle, aynı şiirin kafiyesiyiz azizim,
Lâkin ayrı mısralara, ayrı kıtalara düşmüşüz.
Kader, aramızda karlı dağlar değil, görünmez duvarlar örmüş,
Ne ben sesimi duyurabilirim sana, ne sen elini uzatabilirsin bana.
Ben senin sükûnetinim; o karanlık uykun,
O deriden yuvan.
Sen; dünyaya bilenmiş,
Ağzı kan, gövdesi çelikten bir tufan.
Seni içime her alışımda bağrım dilim dilim kesilir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!