Çok şey mi istemiş olurum;
İş dönüşü akşamları, bizim sokaktan geçsen
Kapıyı çalmasan da olur
Ben köşedeki taşa oturur, seni beklerim zaten
Ya da dutlu kahvede bir yorgunluk kahvesi içsek
Sen işinden anlatsan, temizlikçi Cevriye’den mesela
Her gün aynı yolu yürümek gibi eskiyor zaman
Yüzüm, ellerim eskiyor, saçlarım bir başka renk
alıyor gün geçtikçe. Gün geçtikçe aşklar eskiyor tükenmişse
kaynağı; soluksoluğa mışsın gibi, mış gibi yaşanmışlıklar.
Unutkanlık her şeyin üstüne çıkıyor hey hat!
Bir yerde şapkanı unutuyorsun, gözlüklerini bir başka yerde
Kimi aşkı, sevdayı, kavgayı kuşanmıştı
Kiminde naz, tebessüm, kimi hançer kınında
Kaç sözcük onca dilbaz şairi kuşanmıştı
Yazılacak bir şiirin harcını karmak için.
Telaşlı, yer almak için her biri bir dizede
Gece sustu ay sustu
Tende acılar sustu
Yardan ayrıldı yürek
incindi düşler sustu.
Gecenin göz minesi sus payını yüklenen
Ay ışığıydı açığa vuran kaybettiklerimizi
Sen geçtin yolları, uyurken erguvanlar
İnkarın inkarına yenik düştük neylersin.
Süslü bir yosma gibi gülümseyen geçmişim
Sen ki, çocukluğunu
Karanlık sokaklarda yitirmiş birisin.
O yüzden kanıyor gülüşlerin
Karanlığa sığınıyorsun gecelerle,
Sabahlara düşman./ Uyan çocuk,
Sakın boşlama umutlarını,
***
Yorgundur kadın
Üzerinden geçer gün
Islak elleri
Kırılgan ve çaresiz
Gizlenirken gecede.
Teokritus önce çiçekleri yazdı
Kelebekler kondu dizelerine
Balarıları, sarmaşıklarına tırmanıp
Kekik kokulu doğanın
Ardından kuşlar geldi
Ardıç kokulu, deniz kokulu kuşlar




-
Erdoğan Vural
Tüm YorumlarDeğerli Şiirdostu Ali Bey,
Şiir Grubumuz ' Mavibulvar Boydanboya '
Davet ediyorum, üye olursanız memnun oluruz.
Segi ve saygılarımızla.Erdoğan Vural