Şeker Ahmet paşanın geçmişten
Hangi tablosuydu bize kalan
Tanzimat’ın bize tanzim ettiği
Ne var elde şimdi bilinmez
Teşkilat-ı mahsusa’dan geriye
Derin yapısıdır Osmanlı’nın
Gülmezsen, çiçekler yanar en kızıl renginden
Bir şarapnele gözyaşı düşer, acı kavlanır
Sen gülmezsen çocuğum, umutlar söner
Kan karaya keser.
Kadrim kavrulur.
Sen gülmezsen,
salına büküle akar suyu munzur’un, tarihini kazıdığı taşları aşar
şıhları şahları gömülür toprağına anadolunun; turuncu dağ gelincikleri,
gözleri zeytinkarası gelinim, dul sokaklarına çekilirken akşamların.
gizlenir korkuları, kor bedene akrepler düşer, eşilen toprağa düşer
gibi tohum. soğur aniden mevsim, kış basar kar basar gelinim.
I
Doğa, önce kendini yarattı
sonra beni. Önce güneş ışıdı güne
yüreğimi damıttı sonra da.
Ve ben doğdum, insan doğdu.
Ay doğdu. Geceye yıldız düştü
toprağın göğsüne uyanır ilkyaz
hani ilk öptüğüm kurna yarası
çizilmiş dudağın kanar içinden
köprüler köpüren suya akışlar
kağnılar kanırır geçer içimden
Çok şey mi istemiş olurum;
İş dönüşü akşamları, bizim sokaktan geçsen
Kapıyı çalmasan da olur
Ben köşedeki taşa oturur, seni beklerim zaten
Ya da dutlu kahvede bir yorgunluk kahvesi içsek
Sen işinden anlatsan, temizlikçi Cevriye’den mesela
Gecenin göz minesi sus payını yüklenen
Ay ışığıydı açığa vuran kaybettiklerimizi
Sen geçtin yolları, uyurken erguvanlar
İnkarın inkarına yenik düştük neylersin.
Süslü bir yosma gibi gülümseyen geçmişim




-
Erdoğan Vural
Tüm YorumlarDeğerli Şiirdostu Ali Bey,
Şiir Grubumuz ' Mavibulvar Boydanboya '
Davet ediyorum, üye olursanız memnun oluruz.
Segi ve saygılarımızla.Erdoğan Vural