gül ağacı sarmaşığa
sarmaşık güle dolanır
sevdalanır seher vakti
ağusu cana dolanır
ırmaklanır şırıl şırıl
1-
Gülümse gel gülümse gel
Leylak fistanın giy de gel
Sürme çekmiş gözlerine
Başına gülün tak da gel.
Işığın içinden geçerken çocuk
Kuşları ürkütmez kahkahaları
Deler yüreğini bir kötünün.
Işığın içinden geçerken çocuk
Isıtır arka sokaklarını kentlerin
Damlar üstüne
Yaprak yeşile döner
Sular toprağa
***
Yuvadan üçar
Hangisi
Bir yanım har ki, gelincik tarlası
Bir yanım lâv, bir yanım lâl haresi
Esrir tenim, yedi renk gökkuşağı
Kaç bıçak yarası tenimde bilsen
Yaşlı bir ud ağırdan inler
Parmaklar gezindikçe tellerinde
Tebriz’den, Nişabür’den yukarı
Bir hurmaya yaslayıp sırtını usuldan
Kırgın yüreğini doldurup toprak tasına
Yudumlar Ömer Hayyam
Bazen her şiir bir kurşuna dönüşüyor
Karanlıklar aydınlığa
Rengi değişiyor mahpushanelerin
Küflü hançerler umut oluyor
Bir kız çocuğu gülümsüyor aniden
Roma imparatoru agustus
Şöye demişti İsrail kralı hirodes için
Bir zamanlar, isa çarmıha gerilmeden
Çok önce: “Hirodes’in oğlu olmaktansa
Domuz olmak daha iyidir.” Gaddar ve
Acımasız kral gülüp geçmişti,
Suskun suların şırıltısı duyulmaz
Ne ay, ne güneş tutulması
Gizlemez günahları;
Gücü yetmez arıların
Bal yapmasını engellemeye
Karakışların bile;
toprağın göğsüne uyanır ilkyaz
hani ilk öptüğüm kurna yarası
çizilmiş dudağın kanar içinden
köprüler köpüren suya akışlar
kağnılar kanırır geçer içimden




-
Erdoğan Vural
Tüm YorumlarDeğerli Şiirdostu Ali Bey,
Şiir Grubumuz ' Mavibulvar Boydanboya '
Davet ediyorum, üye olursanız memnun oluruz.
Segi ve saygılarımızla.Erdoğan Vural