Sen varmıydın oğlum
Bir gülü koklarken
Mavi düşlere uyanırken
Sabrederken zamana
Ve seni izlerdim düşünde
Ölmek Lazım Memleket için
Sevmek uzakta çalan eski bir ezgi
Davamız boylu boyunca uzanmışken
Kim gider ki sevdasının peşinden
Memleket ki dertlerin en hası
Yiğidin namusu ve de hayası
Aldanma geçen zamana
Hal bırakmaz adamda
Susma her kayboluşta
İnerken bir sis bulutu şehre
Kınama kendini sına,
Her vuruşmada düşerken toprağa
Masa üstünde bırakım gözlüklerimi
Birkaç sayfa şiir
Kurumuş gül yaprakları
Bir oda dolusu yalnızlık hatıram olsun sana
Sen seversin vedaları
Vurulmuşum hain pusulardayım
Hayra gitsin paşam
Gitmek zamanı yollardayım
Onurla bitiyor yaşam
Tesbihim dağıldı bir namaz vakti
Ben sana aşık olmadım ki
Çok dingin derinden sevdim
Öyle kelebekler uçmadı içimde
Yaralamadın kalbimi kalmadı izi
Aşk çocuk kalır sevdamın yanında
Bizim mayamızda vefa vardı
Kirlisin sen dünya nazın çekilmez
Güven olmaz sana meyil edilmez
Sonun var akıbet sual olunmaz
Nicedir soğudum bağım kopardım
Bazen gamla doldum gözüm nemlendi
İçinde sancısı kalır mı sandın
Unutmaz hep sever yanar mı sandın
Mum gibi eriyip biter mi sandın
Unuttum sevdiğim unuttum seni
Oysaki bu sevda geçmez demiştim
Bu şiirimi en yılgın halimle
Düşmüş bir yıldız gibi
Biçare hayattan yazıyorum
Bir an parlamış, gözden kaybolan
An itibari ile solan,
Geriye yalnızlığı bile kalmayan..
Bilmiyorduk bu dünyanın karını
Düşünmedik bu günü ,ne de yarını
Felekten ayırdık canı cananı
Şafağın kızılı, maviye çalsın
Sağmışım, ölmüşüm, bilinmez ahım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!