Umut ne garip
Birden düşer gönlüne,
Hele bir kaybedersen,
Zordur gelmez kapına,
Şimdi sana ağaçları anlatsam,
En ucundaki tomurcuk olurdum,
Geceler uzunca soğuk ve nemli
Ateşim yanıyor çayımda demli
Bir türkü tutturdum ağzımda leyli
Gam keder kalmadı umudum avaz
Ardıma bakınca geçmişte izler
Adına nicedir, şiirler yazdım
Mezarım elimle, toprağa kazdım
Nazlıydın seviydin, ben sana azdım
Unutma sevdiğim geçen günleri
Herkes yazar oysa
Kimi sevdiğine yazar,
Kimi ifadeyi bunda bulur
Kimine kaderin sillesi
Kimineyse buhranı vurur
Kimi söver anlamazlar
Ne Ahmet Arif oldum
Ne Necip Fazıl
Nazım usta tanısa
Kalemi elimden alır
İşine gücüne bak der
Usta oğlum ver dedi üstüpüyü
Çırak yaranma çabasında öğrenme telaşında
Elleri küçük ve kirli sanki yetmiş yaşında
Kim bilir neleri yüklenmiş derdi başında
Hiç konuşmadılar gözleri donuktu
Üstü Kalsın dostum üstü kalsın
Kırılsın zincirler kapılar açılsın
Gökten üç top ışık insin
Biri sevda biri umut birde barış
Sonra çocuklar şen şakrak oynasın
Uzun gölgeli ağaçlar olsun
Baharı beklerken yüzümü döktüm
Yaramı saz ile söz ile ördüm
Hamsiyi kavağa çıkarken gördüm
Lal olan dile sohbet ne gerek
Üşüdüm irkildim gece yarısı
Yaşamın basitliğini bilse,
Daha çok hata yapar,
Doğruyu yalana katardı,
Bir bilse sonunda ölüm yok,
Küfür duman atar,
Kadehler dolar taşardı,,
Dağların sisinde kaybolmadılar
Direndi umutları inatla
Birkaç bağım lahana
Birkaç patatesle mutlu oldular
Öyle haykırdılar ki uzaklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!