Konuşsan bir türlü sussan bin türlü
Bir şiir yazayım harfleri ünlü
Şah damarından kesilir umutların
Sanki hiç bitmeyecek sanma
Süt kesti tencereler
Bu yurt için can veren yiğit,
Başın ne kadar dik nedendir söyle ?
Hain bir mermiyle ettiler şehit,
O makam ne güzel ezelden böyle !
Yürüdü bir asker dersin bir arslan,
Gözlerim yolunu izler dururken
Üç beş nöbetinde ayaz vururken
Başı boş köpekler şimdi ulurken
Şehadet demi olmuştur şimdi
Ayrı düştük gemimiz karaya geldi
İki dağın arası bir vadi,
Hava puslu ve ıslaktı.
İhanet kokusu sinmişti,
Konuşmak yasaktı.
Kuşlar sessiz ,karıncalar yürümüyordu,
Hain bir mermi sessizliği bozdu.
Yaramazlık yapma dendiğinde dinlemiş gibi yapan
Arkasını dönünce dahada arsızlaşan
Şımaran çocuklardık
Bazense ciddi bir baba bakışında sükut olurduk
Ulan ne efendi olurduk bir görsen o an
Saygıdan mı korkudan mı bilinmez…
Her sabahın seherinde
Umuda geceden aydım
Adımladım tesbih tanesi sabrım
Selam verdim selam aldım
Zamanın gölgesindeyken yaşam
Kent gönlümüze göre akıyor
Garantide misak-i milli sınırları
Çocuklar şen şakrak hür
Ocaklarda duman tütüyor.
Seninmi sandın bu derya deniz
Bu ağaçlar börtü böcek
Evler arabalar ve gökyüzü
Seninmi sandın !
Elini kaldırmanı gözünü kırpmayı
Her şairin bir yarası vardır
Acıtan gülün dikenidir
Ya gülü kopartıp eline alır
Yada kendini kaleme vurur
Seneyi devriyesindedir her bahar aşkın
Ölmüş bir sevdanın yasında birazda şaşkın
Sevdayı yüklenmiş ,ahu zar gönlüm
O yâri gönlüme, serime gömdüm
Belki bu gündüm, belki de dündüm
Hayali düş ilen karamıyorum
Kelamım halini ,aynada bildim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!