Gözlerin neden buğulu sevdiğim
Dağları eriten sabrın nerede
Beni sorarsan iyi değilim
Kor misali ateş var serde
Dostlar biriktirmiştim gönül hanemde
Düştüm kapılar kapandı
En düşmüş devranlarda
Ne zaman gönlünü açsan fedaya
Misk kokusu gelir cennetten
Bittiğin yerden düşmez sancağın
Ve sen mavi gözlüm türkü bakışlım
Yakışıyorsun umutlu sabah aşlarına
Hayatın akarken duruyor birden
Soruyor gönlüme niyedir neden
Eskiyor ömrümüz eskiyor beden
Kalp kırmadan ahirete gitmeli
Yaşını alınca geceler bitmez
Sözünü , iğneyle, batırır gider
Cimridir, insana hiç vermez değer
Kinini özüne saklar da serer
Hangi ayet emridir cana kıymanız
Sana bir zalimlik yapılmadıkça
Sabah erken kalkar, dükkanımı açarım
Önce yeri süpürür, sonra paspas yaparım
Mutlaka bir demlik çay, ocak üstü koyarım
Gelin dostlar gelin ,mesel ticaret değil
Bazı günler kesattır, oda sabretme payı
Seni izlerdim uykularında
Öyle sessiz ve derin uyurdun
Masal gibi mutluydun gamzelerinde
Çukurlarında gizlerdim sevdamı,
Oysa elimi uzatsam saçlarına,
Tarardım tamda bahardı
Yurdumun gariban yurttaşı vardır
Dumansız bacasız evleri vardır
Ekmeği olmayan canları vardır
Soluk benizleri yürek yakıyor
Eğlence dünyası hayli coşuyor
Soğuktu gecenin karanlık rengi
Olmadı ne keyfi nede ahengi
Dilimde pas tuttu kaldı peseng’i
Ayaza bağlandı yaralı gönlüm
Nice umutlar yolcu edildi
Acıya alışmış yaralı gönlüm
İsyanı sükûtta içini döksün
Dostun cemalini baksın da görsün
Sesimden anlarlar bağ bozumunu
Ustalar ozanlar hele bir bakın
Hakkın kelamını gördüm günümde
Hatam var elbet, dünde bu günde
O nurdan azıcık varsa göğsümde,
İmanım her şeyim, duruşum ondan
Sanki az önce, geldim dünyaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!