Güneşin sözünü tutmasını
Her gün doğmasını
Yırtıp gecenin sahnesini
Gökyüzünden selamlamasını
Ve yurdumu Anadolu’mu
Köy kahvesinde ikram çayını
Her tutuşma anında
Gülümsemesinde ablak yüzlü bir çocuğun
Ve kelebekler uçmadıysa düşlerinde
Sil ne varsa düne ait dogmaları
Baykuş gibi izleme tüm olanları
Karizmatik bir sahnesinde hayatın
Zamanı durdursam
Sümüğü akan bir çocuk olsam
Bıraksam işi gücü
Hep bunu kovalasam
Hep heybetli olacak değiliz ya
Bana neyi sevdiğimi soruyorlar,
Çoban kavalındaki garip melodiyi,
Sürüsünü kollayan akbaşın hırıltısını,
Korkmasını bir kurdun kuzudan.
Ay ışığı vurur gibi gecelerime
Yalnızlığı sevdim.,
Bir şiirim olsun isterim
İçinde hürriyet dolu sokaklar
Çocuklar mutlu umut dolu yarınlar
Bir şiirim olsun isterim
Silahsız kavgasız fikirler üryan
Her coğrafi yalnızlıkta ben varım
Açlığın çalınan kapı tokmağıyım
Çalakalem şairim karadeniz uşağıyım
Sürüp giden hayatta simyacıyım
Umut veriyorum dizelere
Kendimi katıyorum söylenmiş imgelere
Düşlerim var sınıfsız
Zenginsiz fukarasız
Gönlümde hayali var
Güneşli günler zindansız
Hani bir yanım bahar
Tomurcukları sıralanmış
Yazdıkça ,yüreğin yanar
Okudukça, tomurcuk olur,
İçin,yanar yanar kavrulur.
Usta derler usta !
Ustasın yaşlanmakta.
Gidenlere ağıt yakmakta,
Güçlü bir suret olmalısın aynada,
Normlarına uygun bir sefillik,
Ruhun pazarlığı yapılmış çoktan,
Tağutun kapitalist pazarında..
Ve aç kalma korkusunu öğretirler,
Senden sonra
Yıllar geçse de habersiz
Orda sol yanımda duruyorsun
Ki menekşeler büyüttüm sensiz
Kokusunda kayboldum
Bir umut gelirsin diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!