Hiç tatmadık aşkı, bilmeyiz sevda,
Mermi olup yağdık çakalla kurda,
Bir seher vaktinde, derin uykuda,
Şehadeti tattık, sessiz sedasız…
Kefensiz gömüldük kara toprağa.
Derin sırlarında, en dost aynalar,
Çizgili bir yüzü, aksettirecek.
Gerçekler yerine, pembe yalanlar,
İltifat şeklinde bize dönecek.
Çekilen her acı ve akan zaman,
Unutmam Melissa, ben asla seni,
Uzak değilsin sen, tinde, tenimde.
Ölürüm aynı gün, unutsan beni,
Sevdanın ateşi, korken içimde.
Sevdiğim Melissa sevdandır yasa,
Bırak beni yalnız, al başını git,
Git de yalnız kalsın mecruh yüreğim.
Yokluğunla beni, cehenneme it,
Kül olsun bedenim, şaşsın feleğim.
Kara bahtım mahkum zaten hazana,
Yarım yıl ölüyüm, yarım yıl diri,
Ölüyken diriyim; diriyken ölü.
Sonsuz bir hayatın bitmez iksiri,
Dudaklarındaymış, gizli formülü.
Sımsıcak sevginden, yüreğim mahrum,
Ben seçmedim gamı, kara sevdayı,
Yazılmış alnıma, şikayetim var.
"Aşka düşmek" denen kara belayı,
Musallat edene, husumetim var…
Sevdana verdiğim sonsuz emeği,
Ne Kudüs ne Mekke ne de Vatikan,
Mukaddes tek şehrim, ebedi sevdan.
Sonsuz bir mutluluk arayan her can,
Bir gün anlayacak, ne dediğimi.
Ne yazı yaşadım, ne de baharı,
Ezgi gibi iz bıraktı.
Vebal oldu beni yaktı.
İlaç olup kalbe aktı.
Nasıl bir sevda bendeki?
Azad edip bırakmadı.
Mahzun gözlerinde, beni hapseden,
Yeni bir sürgüne, gönderme beni.
Biraz umut verip; azad etmeden,
Terk edip gurbette, öldürme beni.
Müneccim olmadan Şeb-ı Yelda’yı,
Aşk ızdırabında, bilmek istedim.
Muvakkit olmadan, uzun geceyi,
Çille gecesine, katmak istedim.
Bir Aden Bahçesi olan sinene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!