Sahte gülüşlerle dolmuş sokaklar,
Yüzlere çekilmiş kalın duvaklar,
Boşluğa düşüyor kuru yapraklar,
Gönül koymuş buna, halkın yabanı.
*
Çatlamış vitrinler, süslü pusatlar,
Yarışı kaybetmiş yorgun kıratlar,
Vicdanı köreltmiş katı tokatlar,
Gönül koymuş buna, dostun yalanı.
*
Tüketim çarkında dönüyor herkes,
Kesik kesik çıkar şu yorgun nefes,
Altından yapılma kocaman kafes,
Gönül koymuş buna, kuşun figanı.
*
Kuleler yutuyor yeşil ovayı,
Betonlar kaplamış sıcak yuvayı,
Kimse umursamaz bozuk mayayı,
Gönül koymuş buna, kentin isyanı.
*
Sırçadan köşklere saplanmış kışlar,
Yüzeysel sevgiler, sahte bakışlar,
Ruhu paramparça eden nakışlar,
Gönül koymuş buna, aşkın hüsranı.
*
Kurumuş saksıda o yapay güller,
Ekrana kilitli donuk gönüller,
Susturulmuş artık öten bülbüller,
Gönül koymuş buna, bağın tırpanı.
*
İpekten gömlekler, sırmalı etek,
Balını yitirmiş kurumuş petek,
Çarkların dişlisi sarsılmış tek tek,
Gönül koymuş buna, aklın mizanı.
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 12:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!