AKLIMI DEĞİL, UMUDUMU KAYBETTİM
DELİNİN HİKÂYESİ
— Delirdiğine emin misin?
dedi doktor.
Uzun uzun yüzüne baktım...
Sonra güldüm.
Öyle içten değil,
öyle mutluluktan hiç değil...
İçinde mezarlık taşıyan
bir insan nasıl gülerse
öyle güldüm.
— Emin misin doktor?
Belki de kaybettiğim
aklım değildir.
Belki umutlarımdır...
Belki geceleri
uyutmayan şey delilik değil,
bir daha hiç dönmeyecek birini
hâlâ beklemektir.
Doktor sustu.
Kalemini masaya bıraktı.
— Peki, kimi bekliyorsun?
Başımı eğdim.
Adını söylemedim.
Çünkü bazı isimler
doktorun reçetesine yazılmaz.
Bazı isimler
insanın kalbine yazılır
ve ömür boyu silinmez.
— Beni neden buraya getirdiler, biliyor musun doktor?
Çünkü herkes
benim suskunluğumu delilik sandı.
Kimse sormadı:
“Bu adam neden sustu?”
Kimse merak etmedi:
“Bu adamın içinde
kim öldü?”
Ben birini kaybettim doktor...
Ama onunla beraber
kendimden de bir parça gitti.
Önce gülüşüm kayboldu.
Sonra uykularım.
Sonra insanlara olan güvenim.
En son da
yarınlara dair inancım...
Şimdi sen karşıma geçmiş
“Delisin,” diyorsun.
Belki haklısın.
Ama söyle doktor...
Bir insan
her gece aynı acıyla uyanıyorsa,
her sabah aynı yokluğa gözlerini açıyorsa,
aynı ismi içinde taşıyorsa...
Bunun adı gerçekten delilik mi?
Yoksa
çok sevmenin cezası mı?
Bak...
Şu duvarlara adını yazdım.
Hemşireler sildi.
Yeniden yazdım.
Yine sildiler.
Ben yine yazdım.
Çünkü bazı isimleri
duvardan silebilirsin doktor...
Ama insanın içinden silemezsin.
Bir gece yanıma geldin.
“Artık onu unut,” dedin.
Sana baktım.
“Ben unutursam doktor,” dedim,
“Bunca acıyı
neden çekmiş olacağım?”
Cevap vermedin.
Çünkü sen de anladın...
Benim derdim
aklım değildi.
Benim derdim
aklımın hâlâ yerinde olmasıydı.
Çünkü her şeyi hatırlıyordum.
Sesini...
Gözlerini...
Gidişini...
Ve en kötüsü de
beni sevdiğine inandığım günleri...
Şimdi soruyorsun:
— Son sözün nedir?
Gülümsedim.
Penceredeki demirlere baktım.
Sonra fısıldadım:
“Doktor...
Ben aklımı kaybetmedim.
Ben umutlarımı kaybettim.
Aklım hâlâ yerinde...
Ama artık yaşayacak bir sebep bulamıyor.”
Ve o gece
doktor odadan çıktı.
Ben yine duvarla konuştum.
Duvar cevap vermedi.
Ama olsun...
Ben artık cevap beklemiyordum.
Çünkü insan
en çok da
cevap beklemekten yoruluyor.
Ben delinin biri değilim doktor...
Ben, sevdiğini kaybedince
kendisini de kaybeden adamım.
Adım Hamza...
Soyadım acı.
Adresim bir tımarhane.
Ve kalbimde hâlâ
bir tek mezar var:
Sen.
Delinin biri
Hamza Caymaz
06/09/2026
Kayıt Tarihi : 6.09.2026 14:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!