Kim bilir kaç sevda gizli
Rıhtımda oturduğum bu iskelede
Kimler uğurlanmıştır
Kaç hayale dalınmıştır
Öyle ufuklara dalmış
İnceden yaşarmış gözlerle
Geçmişin unutan kalleş
Unuttum sanma unutmam
Çanakkale’de şehit baş
Unuttum sanma unutmam
Kadim yurdum orta Asya
Korkarım yine heves gibi gelip geçecek
Üç nefeste tükenip yarım kalan sevgiler
Ve yine vazgeçmediklerin senden gidecek
Yanlış yer ve yolda yürüdüğün o kişiler
Nerden başlasam da nerden sonunu getirsem
Elde imkân varken, hayat bir yokluk
Varlık içindeki, yoktan usandım
Başımda dolaşan bir kuru çokluk
Kötü günde kaçan, dosttan usandım
Dünya denilen yer, bana bir zindan
Yazmaz oldu yazan dertli kalemim
Söylemez gayrı söyleyen dillerim
Senin için duam, mutluluk dilerim
Seni bensiz eden, gönül utansın
Bu kaçıncı hicran, bu nasıl hüsran
Şimdilerde bir rüyadayım
Bir annenin kucağındayım
Sakın Uyandırmayın beni
Ninnilerle avutur beni
Uyanma sakın açma pencerelerini
İçimden geçenleri anlatamam size
Tarifsiz duyguların hasretliğindeyim
Tutsaktır kalbim ser verir sır açmaz size
Müziğin ve şiirin esaretindeyim
Gözlerim gözüne bakıp dururdu
Sende ki aynayı, görenin mi? Var
O gözler beni, ufuklara vurdu
Uzaklara bakıp, dalanın mı? Var
Köşelerde gezer, gizlidir aşkı
Bir göz açıldı kış vakti dünyaya
Böylece başlamış oldu hikâyem
Başı nerde sonu nerde bilmem ya
Vakti belirsiz zamandı hikâyem
Bir kolay bir zorlu gezdik zamane
Bağındaki bostanından haber verme.
İşidir fırsatcılar, gülünü talan ederler.
Zamanı gelen harmanı sen bekletme.
Mihnetle yetiştirdiğini, hoyrata verirler.
Halkın içine girip hoş sohbet etmez.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!