Taze güllerim var, boylu boyunca
Dalına karayel vurup, solmasın
Nice dertlerim var, gam deryasınca
Bu gam hayatıma, akıp dolmasın
Nedir bu bülbülün, gül ile derdi
Ulaşsam mutlu olabilirim gibi hissettiğim
Kim bilir en yakınımda belki de çok uzaklarda
Elim uzatsam ulaşacakmış gibi hissettiğim
Meçhul bir yerde, belki de hayatın son durağında
Çılgınlıklarımız olmayacak mı?
Bu sır perdesini bize tutan kim?
Şimdi sevsem engel gelip çatmaz mı?
Söyle sevgili söyle o duran kim?
Ah sözlerim nasıl eksik kalmıştı
Nice güzellere gönül bağladım
Geçer körpeliği faniymiş meğer
Kalbe değil; kaş, göz, duruşa baktım
İçi dıştan daha mühimmiş meğer
Hele biri vardı dillerde destan
Geceye ay doğduğunda
Gölgen düşerdi sulara
Hayale daldığım anda
Dileğimdin yıldızlara
Rüyalara daldığımda
Değirmende ezilen buğday tanesi
Filizden başağa başlar hikâyesi
Hepimize yeterdi fırındaki ekmek
Bir lokmayı bir muhtaca bölebilsek
Nerden geldi yokluk, kimlere yetmedi
Nasıl koştuysak bu hayat yolunda
Yarını olmayan günler gibiyim
Göçün tutmuş bütün yükü sırtında
Menzili belirsiz kervan gibiyim
Karanlıkta kalmış gülüş içinde
Dün ile bugünü soracak olursan
İlk haline âşık, son haline kırgın
Dünü bugünde arayacak olursan
O hale aynı senin ilk tanıdığın
Zaman neleri götürmüş elimizden
Gün olur gelirsem uzaklardan
Hasretten bağrına saracak mı?
Rüzgârdan rüzgârlara savrulsam
Elimden bir daha tutacak mı?
Bana kitli, ele açtığın eşik
Senden başkasın, sevmem diyenler
Bir başıma koyup, ele kaçtı
Yeminler edip, ikrar verenler
Sözünden dönüp, ücraya kaçtı
Bulutlar ardında, sonsuzluğum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!