Sevgili diyemedim bir türlü.
Yar hele hiç…
Rüyalarımda gördüm fasılasız;
Titrek ve eşsiz güzelliğini,
Uçurum gözlerini…
Süzülüp geceler olurken sabah,
Sessizce ağlarsın rüyalarımda.
Titrek vücudumdan yükselirken ah,
Cismin hala sevinç riyalarında…
Sen kibrine mahkum, sen sana engel.
Sevdamı haleleyen gökteki yıldızlardan,
Bir taç yapsam da cana taksam siyah saçına!
Gönlümden söküp titrek aşkımın izlerini,
Haddeden geçmiş gibi çaksam siyah saçına!
Bağlar hasretimin sitemgahını,
Kömür büyüsü bilmece saçların.
Isırır sevdamın fersiz canını,
Sarar ufkumu delice saçların.
Kanar umutlarım, vefasızsın sen.
İki bin on dört de kayıp bir yıldı
Çarpık gidişatın idamesi yok
Tımar tutmaz bin bir yara açıldı
Dağıldı sayfalar şirazesi yok
Torpili olanlar dağları aştı
SATTILAR
Dile gel be, canım ülkem Türkiye’m!
Doldu yüreğine, hep gözyaşı nem.
İktidar olanlar sürüyorlar dem.
Edebi, kültürü, dili sattılar…
Umutlarımdı kaybolan.
Kirlenmiş gökyüzünün,
Gri bulutlarında…
Ve dağlarda söylediğim şarkılar,
Aslında bir ağıttı yalnızlığıma.
ÖLÜM TEKERLEMESİ
Gün gelir duvarda işlemez saat.
Yelkovan bir yerde takılır kalır.
Saatle birlikte donar da hayat.
Gözler bir noktaya çakılır kalır.
Biri var;
Umudun pençesinde inleyen,
Avcı merhametsiz, haşin, sert…
Bir damla gözyaşı,
Yakarken okyanusları,
ORDUMA SELAM
Selam olsun, büyük Türk Ordusuna!
Sahip çıktı, çıkıyor namusuna.
‘’Devlet-i ebed müddet’’ vurgusuna:
Can, baş feda edip; verilmelidir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!