Ne zamanki huzura yelken açmak istesem
Hayalimde dinlerim büyük bir okyanusu
Bana neler anlatır hal diliyle dembedem
Yok olur dünya gamı kalmaz cinnet korkusu
Her seçimde her defa nasıl da aldandık biz
Böyle onulmaz derdi bir de deva sandık biz
Çare merhem zannedip destek verdik yandık biz
Battaniye kefenler düşüyor renkli cama
Hastalar ilaç bekler masum bebekler mama
Eşref vakti yandı gönülde çırağ
Ahbapların kimi mevta kimi sağ
Nasıl sığar zerreciğe koca dağ
Görülen ne gösteren kim görgü ne?
Bir noktacık kâinatı görüyor
Bu girift hayatın ne son durağı
Bir türlü dinmiyor yüreğin dağı
Beni benden alır Yörük bozlağı
Hüzzamdan hicazdan rasttan usandım
Nerde adalete güç veren eller
Yokluğun Cehennem, visalin Cennet
Yalarken ruhumu sıtmalı rüzgâr
Gel artık bekletme, haşmetli cinnet
Efkârım derbeder, ruhum tarumar
Yalarken ruhumu sıtmalı rüzgâr
Gönüller kapalı vicdanlar tutuk
Bin ayıbı gizler boş laf boş nutuk
Tepki vermez zehre içi boş kütük
Eğri dal düz baston vermiyor Usta
Törenle verilir çalana nişan
Esrarlı bir sonbahar gök yerde geziniyor
Zorba yıldırımlarla mor hayaller iniyor
Acıyor avuçlarım hayalini kavrarken
Hep derbeder haldeyim havsalamda sen varken
Islaklığa yağmura meydan okuyan kadın
Zikreden zakirler her dem virdinde
Seyreden salikler cemal derdinde
Tüm fani mahlukun hemen ardında
Görülen sen gösteren sen gören sen
Hallac veli katledilen şişlenen
24 Kasım’da bir, gelir akla,
Sonra unutulur kimdir öğretmen.
Mevzuatın imkân verdiği hakla(!)
Üstünde gezilen çimdir öğretmen.
Şatafatlı sözler, yırtığa(!) yama.
Korkma diye başlıyor söze Milli Marşımız
Güneş bayrağımızdır, çadırımız arşımız
Dört cihet ateş olsa volkan olsa karşımız
Elbet okyanus büyük özden gölden denizden
Korkmuyorum, korkum yok, beyler ağalar sizden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!