Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

ALLAH U EKBER

Bir dudaktan dudağa geçer deyişler
Ve bir aşktır uzaktan uzağa
Bir sözcükten öteye söyleyişler
Allah u Ekber kutlu şehitler

Devamını Oku
Ahmet Kemal

EMPATİ

Deniz durulsa gök yarılsa
Devrimdir günebakanlar insanlığa
Dünya sırtını çevirmekteyken bana
Ben yelken açmışım aşka

Devamını Oku
Ahmet Kemal

KEHRİBAR

Sevgiler murat oldu
Gün soldu gece ağardı
Gök daraldı daraldı
Alkışlandı zulümler alkışlandı

Devamını Oku
Ahmet Kemal

İNFİLAK

Silah benim avuncumdur
Ben hangi köpeğin karnındayım
Belki böğründe birinin
Kana kan diyen kana kan diyen birinin

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Emperyalizmin Son Oyunu:2


KÜRESEL OPERASYONLAR


Devamını Oku
Ahmet Kemal

EY İNSAN

Yaşıyoruz yaşıyorsak
Yaşamak denirse buna
Senden bir kan yapsınlar
Benden bir can

Devamını Oku
Ahmet Kemal

HEY GİDİ HAYAT


Babam öldü çok zaman önce
Öksüzüm o günden beri

Devamını Oku
Ahmet Kemal

HAYAT SINAVI

2

De sınav varmış
Umurumda mı

Devamını Oku
Ahmet Kemal

AŞKIN SALTANATI

Babanı kolla
Zafer onun alnında
Sen hayat adlı güvercin
Saçlarınla oyalan

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Hz HÜSEYİN, ALEVİLİK VE IRAN VE İRAK
Hz. Hüseyin, Hz. Hasan ve Hz Ali. Bunlar İslam Tarihinin mihenk taşları. Şia adlı Ehli-i Sünnet dışı oluşum bu üç güzide insan üzerinden şekillendi. Bu üç insan Allah’ın Hadi ve Mudil İsm-i Şerif’lerinin kendilerinde tecelli ettiği üç nurdan sütundur. Ve kıyamete kadar bu aydınlatma devam edecektir.
Efendimiz (a.s.) ın ‘ben sizden yaptıklarıma karşılık hiçbir ücret istemiyorum yalnız ehli beytime sahip çıkmanız, onların haklarını gözetmenizi istiyorum’ ifadesinde sırrını bulan tek gerçek. Evet. İslam Ehl-i Beyt’tir. O pak nesil İslam’ın özüdür ve kıyamete kadar İslam’ın koruyuculuğu onların uhdesinde. O pak nesil kıyamete kadar temiz kalacak ve bu nurlu yolun içinde dosdoğru yürüyecektir.
İskenderiye okulunun kapatılması kütüphanesinin Hz. Ömer’ce yakılmasından sonra bu okul mensupları ve onların yaydığı sapık düşünceler şekil değiştirmiş, Şia’yı bayrak yaparak İslam’dan intikamını almaya başlamıştı. Aynı zamanda ateşperest İran’ı ele geçiren İslam’a karşı açık cephe açamayan bu sapık kültür Şia’yı bayraklaştırarak gerçek İslam’dan her zaman ve yerde, her hal-u karda intikam almayı başarmıştır.
Putperest Pers İmparatorluğu tarih boyunca Ehl-i kitap olan Bizans İmparatorluğu ile savaşmıştır. Hatta bu savaş Kur’an-ı Kerim’de bir sureye ad olmuştur. Bu olay İran’ın vahyi dinlere olan hasmane tutumunu ortaya koymuş, geçen zaman bu putçu zihniyetin değişmediğini açığa çıkarmıştır.
İran’ın tarih boyunca küfr ile savaşmadığı, sürekli Osmanlı ile savaşmış ve Osmanlı’nın batı ile savaşlarında onu sırtından vurucu bir tehdit olma özelliğini korumuştur. Pehlevi hanedanlığı tarihi pers ruhunu miras edinmiş, Ehl-i Sünnet İslam’ının tüm Avrupa’yı ele geçirmesini önlemiştir. Oysa İslam bir yandan Osmanlı’nın Viyana kapılarını zorlamış, öbür yandan Endülüs Emevi Devleti’yle Hristiyan dünyası batıdan kuşatılmıştır. Bu kıskacın kapanmasına engel olan İran tehlikesi ve saldırılarıdır. İran geçmişten günümüze İslam dünyası için çıbanbaşı olmuş, adeta sürekli batının ekmeğine yağ sürmüştür.

Devamını Oku