Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

ÖLÜM ŞARKISI

Ben bir gün öleceğim
Belki bir yaz akşamı belki bir güz
Birden bire öleceğim ansızın öleceğim
İçimde bin bir türlü sırlarla gömüleceğim

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Ailem ve Ben


AHMET DEDEM NAM-I DİĞER TOPAL AHMET EFENDİ


Devamını Oku
Ahmet Kemal

ENAYİLER OLMASA


Meşhur bir söz vardır: ’Enayiler olmasa açıkgözler nasıl geçinir.’ Bu söz bize her şeyi açıklıyor. Kurnazlar ve aptallar birbirini tamamlayan, bir bütünün iki parçası olan unsurlar.
Ortaokulda Türkçe Öğretmenim bize bir kompozisyon konusu vermişti. ‘Yüksek tepelerde hem yılanlara, hem de kuşlara rastlanır. Kuşlar uçarak, yılanlar sürünerek varırlar aynı yere. Bu söz her şeyi anlatıyor. Yıllar sonra bu tiplere her zaman, her yerde rastladım. Yüksek makamlara beleş olarak, tepeden inme yerleşenleri gördükçe hayıflandım. Aynı yerlere sürünerek, bin bir zahmetle çıkanları, hatta çıkamayanları gördükçe acıdım, yüreği burkuldu.
Bazı insanlar vardır hep işleri rast gider. Hep dört ayaküstü düşerler. Fırıldak çevirmeyi iyi bilirler. Her zaman, her yarda iş bitiricidirler. Hak etmeyi beceremezler, ama her zaman hak etmediklerini hem de fazlasıyla elde ederler.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Ey Kutlu Peygamber



Bu eser nasıl doğdu. Süleyman Çelebi’nin mevlidine oldum olası hayrandım. Hele onun eserinin asıl adının Vesile’t-ün Necat/Kurtuluş Vesilesi olduğunu öğrenince içimden böyle bir kurtuluş vesilesi eser yazmak geçti. Askerliğim yaklaşmıştı. Anakara Hasanoğlan Atatürk Anadolu Lisesinde öğretmendim. Geceleri yalnız başıma oturuyor stres atmak için kitap okuyor, şiirler yazıyordum. Tam böyle bir ortamda oluştu bu şiirler. Her gece bir tane yazıyordum. Gençken ben o mevlidi düğünlerde ve ölüm yıl dönümlerinde kalabalıklara babamla birlikte hem de Osmanlıca baskısından okurdum. O günleri hayal ederek şuuraltım bana böyle bir hediye vermeye hazırdı. Ayrıca Necip Fazıl’ın Esselam’ını çok sevmiştim. Erzurum’da öğrencilik yıllarımda bu eserin çağdaş bir mevlid olduğunu anlatıyordu MTTTB’deki seminerinde Mehmet Kahraman-yanlış hatırlamıyorsam-. İşte yıllar sonra ortaya çıktı bu eser. Tabii bu eser o iki eser yanında adı bile edilmeyecek mütevazilikte. Ayrıca Nurullah Genç’ın Yağmur adlı eseri de beni etkiledi. İşte bütün bu etkilenmeler bu eserin ortaya çıkmasına sebep oldu.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

BU BENİM HAYATIM
(Anılar)
Bizim kuşak ailesinden hiç destek görmedi. Ne yazık ki en ufak bir alaka bile görmedik. Ne harçlık aldık, ne ödevlerimize bir yardım. Ne kaynak kitabımız vardı, ne ansiklopedimiz. Ne sözlüğümüz vardı, ne bir okuyacak kitap alma imkanımız. Bir tek sınıf kitaplıklarımız vardı. İyi ki vardı yoksa okuyacak kitap bulamazdık.
Sonra ne oldu diyeceksiniz. Küçük yaşta doğru dürüst giyecek elbise bulamamıştık. Önlüklerimiz daralıncaya dek giydik. İlk alındığında da oldukça bol geliyordu. Çamur yollardan bata çıka okula gidiyor, lastik ayakkabılarımızın içi vıcık vıcık çamur oluyordu. Yolu kısaltmak için tarladan geçiyorduk. Tarla sahibi de bizi görünce kovalardı. Onu görünce biz de çamura aldırmaz tırısa kalkardık.
Hatta bir defasında Başöğretmenimiz benim ayakkabılarımın içinin su dolu olduğunu görmüş beni öğrencilerin karşısında bir suçlu gibi teşhir etmişti. Bu anı hiç unutamadım ve bu bence Beyaz Türklerin temsilcisi saydığım bu adamdan ve temsil ettiği sınıftan nefret ettim. Yıllar geçti ben bir meslek lisesini bitirdim. Aynı lisenin mezunlar derneğinde yönetim kurulu toplantısındaydık. Kapıdan içeri destursuz daldı fötrlü aksaklı biri. Hemen söze girdi: ’Siz ne yapmak istiyorsunuz. Şeriatı mı getireceksiniz. Ben Kuran-ı Kerim’i baştanbaşa okudum. Ben bu dini sizden iyi bilirim. Daha bu minvalde bir sürü şey sıraladı. Cevap vermedik. Çekti gitti. Yılar sonra bir cenaze salası işittim. Müezzin sala sonunda onun adını söyledi. Ömründe cami yüzü görmemiş adamın ölüsü camiden kalkacaktı. Esef ettim. Ama sevinmedim diyemem. Azrail intikamımı almıştı.
Din dersine giren ateist bir öğretmendi. Müzik dersine de o giriyordu. Yan sınıfın öğretmeniydi. Ondan ve onun yüzünden din gibi bağlandığı o meşhur kemanından da nefret ederdik. Bizim sınıfın öğretmeni de öbür sınıfa müzik ve din dersine giriyordu. O sınıf bizden talihli miydi bilmiyorum ama ben öyle düşünüyordum. En azından dinsiz olmayan bir öğretmen din dersi veriyordu.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Ailem ve Ben


DEDEM YAHUT NAMI DİĞER TOPAL AHMET EFENDİNİN KERAMETLERİ


Devamını Oku
Ahmet Kemal

İBRAHİM


İbrahim dağ gibi bir adam
Yüreği kavi bileği kavi
Belli ki yüreği bileğinden kuvvetli

Devamını Oku
Ahmet Kemal

15 TEMMUZ ŞEHİTLER DESTANI




19

Devamını Oku
Ahmet Kemal

KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ

Kadına şiddet genel anlamda toplumda şiddetin bir parçasıdır. Toplumumuz yüzyılın yanılgısı olarak bir şiddet sarmalına düşmüştür. Biz toplum olarak yüzyıldır birbirimize şiddet uygulamaktayız. Bu şiddetin kaynağı nedir? İliklerimize kadar işleyen bu şiddetçi anlayışın kaynağı nedir.
Bu şiddet anlayışını o kadar içselleştirmişiz ki onu benimsemiş, onsuz yapama hale gelmişiz. Onun dışındaki tüm çözümleri yerle bir etmiş, yere gömmüş, üzerine toprak atmış, sonra da adeta gömdüğümüz yerden çıkarmamacasına unutmuşuz. Şimdi korkunç bir akıl tutulması yaşamaktayız bu alanda, hafıza kaybı yaşamaktayız.
Bu hafız kaybının sebepleri olarak gerileme dönemlerinde yaşadığımız mağlubiyetler, ardından gelen yokluk ve yoksulluklar, akçenin değerinin düşürülmesiyle oluşan enflasyon, enflasyonun yoksullaştırdığı kitleler, ardından oluşan manevi değerler kaybı ve yayılan yolsuzluk dalgaları. Hepsi bu şiddet hareketinin nedenleri arasında sayılabilir.
Bu toplumsal şiddet önce toplumun en zayıf tabakasına yönelmiş, çocuk, kadın ve yoksul tabakaya yönelmiştir. Medresede falaka da simgeleşen bu şiddet anlayışı askerlikte kendini anıtlaştırmış, ailede kutsallaşmıştır. Dayak cennetten çıkma özdeyişiyle alkışlanan şiddet her ne kadar ‘ hayırlı bir şey olsaydı oradan çıkar mıydı her kesiminde büyük yer bulmuş, zamanla temellenmiş, kökleşmiştir.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

MÜBAREK OLSUN

1

mübarek olsun ey kutlu nebi gelişin mübarek olsun
ey kutlu yolcu gelişin ve gidişin mübarek olsun

Devamını Oku