Ailem ve Ben
DEDEM YAHUT NAMI DİĞER TOPAL AHMET EFENDİNİN KERAMETLERİ
ŞEHİT ALPASLAN YAZICI
Alpaslan bir yiğit adam
Alpaslan bir vatan sevdalısı
Yüreği o altın yüreği
Çarpıyor vatan için
KADINA ŞİDDETİN İÇ YÜZÜ
Kadına şiddet genel anlamda toplumda şiddetin bir parçasıdır. Toplumumuz yüzyılın yanılgısı olarak bir şiddet sarmalına düşmüştür. Biz toplum olarak yüzyıldır birbirimize şiddet uygulamaktayız. Bu şiddetin kaynağı nedir? İliklerimize kadar işleyen bu şiddetçi anlayışın kaynağı nedir.
Bu şiddet anlayışını o kadar içselleştirmişiz ki onu benimsemiş, onsuz yapama hale gelmişiz. Onun dışındaki tüm çözümleri yerle bir etmiş, yere gömmüş, üzerine toprak atmış, sonra da adeta gömdüğümüz yerden çıkarmamacasına unutmuşuz. Şimdi korkunç bir akıl tutulması yaşamaktayız bu alanda, hafıza kaybı yaşamaktayız.
Bu hafız kaybının sebepleri olarak gerileme dönemlerinde yaşadığımız mağlubiyetler, ardından gelen yokluk ve yoksulluklar, akçenin değerinin düşürülmesiyle oluşan enflasyon, enflasyonun yoksullaştırdığı kitleler, ardından oluşan manevi değerler kaybı ve yayılan yolsuzluk dalgaları. Hepsi bu şiddet hareketinin nedenleri arasında sayılabilir.
Bu toplumsal şiddet önce toplumun en zayıf tabakasına yönelmiş, çocuk, kadın ve yoksul tabakaya yönelmiştir. Medresede falaka da simgeleşen bu şiddet anlayışı askerlikte kendini anıtlaştırmış, ailede kutsallaşmıştır. Dayak cennetten çıkma özdeyişiyle alkışlanan şiddet her ne kadar ‘ hayırlı bir şey olsaydı oradan çıkar mıydı her kesiminde büyük yer bulmuş, zamanla temellenmiş, kökleşmiştir.
MÜBAREK OLSUN
1
mübarek olsun ey kutlu nebi gelişin mübarek olsun
ey kutlu yolcu gelişin ve gidişin mübarek olsun
HAYKIRIŞ
Tabii şimdi bu çok zor olacak
Seninle olmak da zor sensiz olmak da
Anladım şimdi imkansız bu aşk
Sensiz yaşamak da zor ölmek de
AŞK VE YALNIZLIK
Yine bir eşsiz yalnızlıkta ben
O eski aşklarım dostlarım nerde
Beni ben yapan her şey nerde
Acılarım sevinçlerim arkadaşlarım nerde
KALBİMİN SURLARI
Ah kalbim aşk denizinde yunan
Boşluğa saldı beni
Bu hayatın bileşimi
Hiç bir zaman bilemedim
CAHİT ZARİFOĞLU
Zarif bir beyefendi
Zarifane yaşadı
Zerafetten öldü
Ey Kutlu Peygamber
Bu eser nasıl doğdu. Süleyman Çelebi’nin mevlidine oldum olası hayrandım. Hele onun eserinin asıl adının Vesile’t-ün Necat/Kurtuluş Vesilesi olduğunu öğrenince içimden böyle bir kurtuluş vesilesi eser yazmak geçti. Askerliğim yaklaşmıştı. Anakara Hasanoğlan Atatürk Anadolu Lisesinde öğretmendim. Geceleri yalnız başıma oturuyor stres atmak için kitap okuyor, şiirler yazıyordum. Tam böyle bir ortamda oluştu bu şiirler. Her gece bir tane yazıyordum. Gençken ben o mevlidi düğünlerde ve ölüm yıl dönümlerinde kalabalıklara babamla birlikte hem de Osmanlıca baskısından okurdum. O günleri hayal ederek şuuraltım bana böyle bir hediye vermeye hazırdı. Ayrıca Necip Fazıl’ın Esselam’ını çok sevmiştim. Erzurum’da öğrencilik yıllarımda bu eserin çağdaş bir mevlid olduğunu anlatıyordu MTTTB’deki seminerinde Mehmet Kahraman-yanlış hatırlamıyorsam-. İşte yıllar sonra ortaya çıktı bu eser. Tabii bu eser o iki eser yanında adı bile edilmeyecek mütevazilikte. Ayrıca Nurullah Genç’ın Yağmur adlı eseri de beni etkiledi. İşte bütün bu etkilenmeler bu eserin ortaya çıkmasına sebep oldu.




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim