Dünyadaki tüm zenginliklerden
Toprağın tüm mülklerinden
Bir ova, yeşil bir tepe
koyun sürüsü
Ve kuzuların şarkısı
Sıcak alevleri olan bir soba
Dehşetli karanlık gecedir,
Aysız , yıldızsız .
Şehir uykudadır.
Demir ile beton ile
Yücel miş
Çok katlı bu evler
beni bırakma
Dizlerimde kuvvet kalmayıp
ellerimi bırakma
ellerimi bırakırsan
düşüyorum.
Dünyanın hangi köşesinde
Acılarınla baş başa kaldın؟
gözyaşlarının yağmuru
Özlemlerinizi azaltır.
Kar düşerken
köyün sessizliğine…
Bembeyaz, yumuşak, nazikçe
Çatılara örtülüyor
Topraktan yükselen bir nefes gibi.
Nehir ve su
esintinin okşaması
Söğüt ağacının gölgesinde
Güneşin ve ağaçların parlak gölgesinde
mavi gökyüzüne bakarken
uzanıyorum
Sabırlı ve sakin görünüyordu
derdin açıklamıyordu.
Göğsünde fırtınalı bir deniz var idi
İçinde kırık bir tekne
kanda yüzen.
kimseden şikayetim yok .
Bombalardan da
mermilerden de .
Çünkü hayat öldürmekle başladı
Dağınık kuşlar,
kurşuni gökyüzünde
sonsuz daireler çiziyordu;
sanki her dönüş yolu
ölüme çıkıyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!