Belki bir sabah,
Belki de bir gece,
Günün en yalnız saatlerinde..
Bakarsın,
Bir avuç su sağ elimde,
Bir dilim kuru ekmek diğer elimde..
Gülüşler istiyorum,
Yapmacık olmayan,
Hani küçüklüğümüzden kalan
Çocuk saflığında olan...
Sarılışlar istiyorum
körebe oyunu tadında
Gölgeni bıraktığın o kapıdan çıktım nihayet,
Cebimde kırık dökük anılar, dilimde yarım kalmış bir niyet.
Eskiden olsa, yollarını beklemekten yorulmazdı bu ayaklar,
Şimdi ise her durakta bir vedanın soğuk izi var.
Ne bir "merhaba" ısıtır artık üşüyen yanımı,
Ne de bir "hoşça kal" sarsar artık canımı.
Bir zamanlar
Adını fısıldadığım sokaklar vardı
Adımlarımızın yankısı Duvarlara sinmişti
Şimdi Aynı taşlara basıyorum
Ama ayak izlerimiz Çoktan silinmiş
Sadece Kaldırım aralarına sıkışmış Birkaç eski gül yaprağı
Yıkıldı diye köprüler, kıyıya mı küselim?
Fırtına çıktı diye yelkenden mi geçelim?
Varsın eksilsin yanımızdan vefasız gölgeler,
Biz, gönlü yaralıyken bile sevenlerden olalım.
Yol biter, taş kalır; dost gider, anı kalır..
Şimdi hangi iklimin kucağında üşüyor, hangi yabancı rüzgârın sesinde uyutuyorsun o dilsiz anıları?
Ben ki; senin için cennetten kovulmayı göze almış bir iblisin sadakatiyle bekledim kapında.
Sen ise, kendi yarattığın o kutsal yalnızlığın içinde, beni bir günah gibi unuttun.
Oysa her gidiş, bir geri dönüşün intihar notudur aslında,
Ve her veda, yarım kalmış bir sevişmenin hıçkırığıdır boğazda.
Bak, yine kararıyor gökyüzü…
Düşe kalka geçiyor ömür,
Yara bere içinde, ama dimdik ruhumuz.
Dizdeki her leke bir hikaye mühür,
Yorulsak da bitmiyor asıl yolumuz.
Düşe kalka geçiyor ömür,
Adın;
Dudağımın kenarında bir çizik,
Kanamıyor artık,
Ama yakıyor..
Ben seni sensiz de yaşıyorum,
Emek, avuçlarında bir yangın gibi kalır,
Sen serptikçe yeşersin istersin kıraç topraklar.
Uykundan çalıp ömrüne kattığın o yıllar,
Bir rüzgâr eser de, senden habersiz dağılır.
Ne bir teşekkür sığar gidilen yollara,
Ah be Gürkan kardeşim...
Yine mi düştük bu dipsiz kuyunun kör karanlığına?
Yine mi sırtımızda o ağır küfe, cebimizde biriken o kırık hayaller?
Bak, şehrin ışıkları tek tek sönüyor,
Sadece bizim içimizdeki o bitmek bilmeyen yangın sönmüyor.
Hani derdin ya, "Yollar bizi yorar ama menzil başkadır."




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!