Dil ne kadar sussa da,
Hayata dair ne varsa,
Gülsen de ağlasan da,
Yürek susmaz asla,
O bakışın ardında..
Harcanmış yıllar, kırık bir kadeh gibi duruyor masada,
Dökülse ziyan, içilse zehir...
Seni unutmak mı?
Beni ben yapan o büyük hatayı söküp atmak olur mu hiç?
Bir nehir,
Bir denizdi ömrüm,
Akan suyuna, acıları sürdüğüm..
Bir tepe,
Bir dağdı ömrüm,
Zirvesine sevdalar gömdüğüm..
Ömür dediğin ne ki?
Yeri gelip güldüğün,
Yeri gelip ağladığın,
İçinde mutluluğu, hüznü tattığın
Bir yol hikayesi tamamlamaya çalıştığın..
Hele bir de zamansızca
Ömür dediğin ne ki?
Yeri gelip güldüğün,
Yeri gelip ağladığın,
İçinde mutluluğu, hüznü tattığın
Bir yol hikayesi tamamlamaya çalıştığın..
Hele bir de zamansızca
Öyle bir sev ki beni;
Eskiye dair ne varsa silinsin hafızamdan,
Bir tek senin bakışın kalsın pusulamda.
Dünüm hiç yaşanmamış, yarınım henüz yazılmamış olsun,
Bütün takvimler seni gösterdiğinde başlasın zamanım.
Ruhumun dikiş izlerini ellerinle onar,
Karanlığa bürünmüş gecenin
en kuytu köşesindeyim
Ay gözlerime kızgın kızgın bakıyor
Gölgem duvar dibine sinmiş
Nefessiz
çıtı bile çıkmıyor.
Ben hayatı senin gözlerinde sevdim..
Yürürken karanlık gecelerde
ışık olmanı sevdim..
gözlerimden akan sevda yaşlarında sevdim..
Ben seni kurduğum ama gerçekleşmeyen hayallerde sevdim
Dokunduğum ellerinde,
Gülüşünde saklıydı asıl fırtına,
Sussa kıyamet, konuşsa bahardı.
Yüklemişti tüm dünyayı o ince sırtına,
Hem bir sığınak hem de uçurum kadardı.
Elleri pamuk gibi, bakışı kora benzerdi,
Geçtiği sokaklarda derin izi kalırdı
Oysa.!
Özlemeden
Sarılmak vardı,
......ölesiye..
Koklamak vardı,
......doyasıya..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!