Senin pencerende buğulu damlalar,
Benim içimde bitmek bilmeyen bir sızı.
Aynı ayın ışığı düşer odalarımıza,
Ama senin gördüğün parıltı,
benimki kapkara bir yazı.
Seni her gömdüğümde toprağın üzerine çıkan,
Kök salan bir inatsın içimde.
Ben hayatın kalabalığına karışıp,
Sesimi başkalarının sesine eklerken;
Kulağıma fısıldanan o en kısık,
En acı nakaratsın sen.
Bir yaprak daha koptu,
Ömrümün takviminden.
Bomboş bir yaprak.!
Tutamadan, yetişemeden,
Bir yaprak daha,
Süzülerek yere düşen..
Bakma pencereden süzülen o griye,
Kendi içindeki güneşi uyandır önce.
Zaman dediğin akıp giden bir gölge,
Sevdiğin,sevildiğin kadar varsın bu kış gününde.
Bırak dışarıda fırtınalar kopsun,
Sen gönlündeki ocağı hep sıcak tut.
Aldırma gözlerim
dudaklarımdaki sessizliğe
Nasılsa sonsuzluğa yazılan o şiir
Biz değilmişiz.
Aldırma dudaklarım
Biz ki;
Sevgi çiçekleri açmış bir bahçenin içinde yetişmiş
Elleri nasırlı,
Dizleri yamalı,
Saçları toprak kokan,
yarına umutla bakan,
Boşuna yorulma gönül,
sitemin kime ulaşıyor?
İnsan dediğin çiğ süt emmiş,
kendiyle savaşıyor.
Sen yine de kendin ol,
kalbin helal kalsın da;
Bu saatten sonra
Kim üzebilir ki beni
benden başka..
Kim daha çok sevebilir?
veya kim daha çok mutlu edebilir ki?
Kim gözyaşlarıma mendil olabilir?
Bu ses
Yılların arasından sızan
Eski bir radyonun cızırtısı gibi
Adını unuttuğum bir şarkının kokusu..
Akşam oldu
Büyüdükçe anlarsın,
Anladıkça kaçarsın,
Kaçtıkça çoğalırlar,
Çoğaldıkça etrafını sarar,
Sahte kucaklar..
ihanetler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!