Güzelde güzel
Giyinmiş al yeliş açılmış güller
Geçilmez nazından ne güzel haller
Tur atar meydanda şu güzel dilber
Savurur saçını rüzgarda yeller
Güzel günler
ah neydi o günler sen esince
turnanın mevsim isyanı vardı
rüzgârın esamesi okunmaz
Güzellere meylettim
Dağlar çiçeklenmiş bağlar gül dolu
Güzellere meylettim meylendim
Düştüm güzergaha aştım yolu
Güzellere meylettim de meylendim
Güzellere vurgunum
bahar oldu çayır çimen güllendi
kalktı börtü böcek aşka dillendi
deli gönül pır pır eder dellendi
güzellere vurgun gönül neyleyim
Güzeller peşinde
güzeller peşine düşüp yollara
gönül sana aldandım aldanalı
gelmez Leyla Aslı çıplak kollara
gönül sana aldandım aldanalı
Güzel meylim sana düştü
Kakül düşmüş yüz arası
Şimdi değil naz sırası
Yürek yaram kaş karası
Güzel gözüm sana düştü
Güzel yâr
Senin adın bal dilimde
Gurbet içtim genç ömrümde
Kaç kez döndüm ben ölümde
Suskunum sana güzel yar
Güzel yârim
Kötü gün gelir geçerde
Bu hasret yürek biçerde
Gülen yüzüm dert içerde
Güzel yârim sarıp gitmez
Güzel zamanlar
Gönlümde bir bahar rüzgarı esti
Ak ellerin ellerimde derdestti
Aşkla coşan ruhlarımız serbestti
Ne hoş zamanlar ne güzel hevesti
O gerçek bir şair. Aşkı tüm sadeliğiyle anlatan. Halktan biri... Bizden biri...
Ahmet Coşkun...
Onu tanıyalı bir kaç yıl oldu, ama onunla geç tanışmanın üzüntüsünü hep yaşadım... Benim onuncu kardeşim... Allah yüreğini salim etsin... onu çok sevdim ve seviyorum... Yaşayan en önemli şairlerden biridir..