Gel kavli karar edelim
seni başımın üstde taşıyacam bir ömür
bir dediğin iki olmayacak her sözün emir
Gel ki şen olsun gönül
Doldur kadehimi şerbeti meyle
Sevdiğini bin kez tekrarla söyle
Aşk bu değil güzel sazla neyle
Gönül ayazını sen bahar eyle
Gelsen artık
boğuyor içimde ki suskular
sesim kesildi sense duvar
sensiz çığlığı duysan ne var
gelsen artık mevsim bahar
Gel sevdiğim kurbanım
sevdiğim cananım canım kurbanım
yüreği sevdamla aşktan yananım
vefasız gönlüme değmez kurbanım
elin tutup vursam gitsem dağlara
Gel söyle
Bülbülüm kondum didarın dalına
Boyandım rengine vardım alına
Görmeden geçti salına salına
Suçum nedir bilemedim gel söyle
Gel zaman güne
Ağlarken bulutlar
mavisini gizleyen gök
ıslaklığından habersiz
uzaktan gelen taze ekmek kokusu
Gezme yaremde
bana sorma sevda benden ötesi
tutulduğum aşkın evvel ezelden
kulağımda çalar hüzzam bestesi
Gıdıklama
örtmüyor üstümü islik örtü
şu şeytan var ya içimde şeytanca bir dürtü
sıkı giyinmek lazım bu günlerde
Gidiyom
Dünya denen hana geldim geleli
Başa ne geldiyse dedim tecelli
Güzeller içinde bir yar seçeli
Kısmetim bu dedim aldım gidiyom
Ah be ihtiyarlık
Artık ben o eski ben değilim
Şehri bir günde on tura çeken
Her bankta iki nefes alıyorum
İhtiyarlık çöktü be oğul
O gerçek bir şair. Aşkı tüm sadeliğiyle anlatan. Halktan biri... Bizden biri...
Ahmet Coşkun...
Onu tanıyalı bir kaç yıl oldu, ama onunla geç tanışmanın üzüntüsünü hep yaşadım... Benim onuncu kardeşim... Allah yüreğini salim etsin... onu çok sevdim ve seviyorum... Yaşayan en önemli şairlerden biridir..