Almadan anlayamadım
almanın, vermek kadar olan büyüklüğünü
Bir eyvallah deyip de almak
Kibrimin törpüsü
Kıpırtısız hava
Ağaçlar cıvıltısız
Deniz dalgayı unutmuş
Kayalar gibi susmuş
Güneş en tepede bir buluta takılmış kalmış
Sanki dünya
Bizi ayırmak için büyük
Koca coğrafya serilmiş aramıza
Kıtalarıyla okyanuslarıyla
Gökyüzünü biçen kör bir testereye benziyor
Olmak için doğduğum ben değilim ben
Başka bir ben kurulmuş
Saniye saniye tükenen ömrümün üzerine
Başka bir ben
Saniye saniye ömrümü tüketen
Uzaktan bakmanın hiç dinmez sancısı
Göklere yıldız olur
Elimi uzattığım
Kaçırılmış trenlerin sonsuz vagonu vardır
Bir çift ayakkabı aldım
Kumaş pantolon altına giyinmek için
Hani şu kösele tabanlı olanlardan
Topuğuna bastıkça küt küt ses çıkaranların
En siyahlarından
bir tepeden yuvarlanış herşey
bir dere yatağında akış
ömür dediğimiz
bir parça zamandır
kurulu bir saatte saklı kalmış
bir damarın tansiyonu düşüyor birden
gözleri kararıyor akşamın
güneşin kaybolduğunu görünce
dökülüyor aşağılara en yukarda saklı gece
27.04.2009
rüzgarın çevirdiği rastgele bir sayfa o
bu yüzden okunmaz
okunsa da anlanamaz
umuttan yalnızlığa atlanmıştır
ilk çarpıntıdan unutuşa




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz