Asıl gençliğinde dinleyecektin
Dediğim bir şarkıcı gibi
Yedi oktav korna sesi var şimdi
Yedi tepeli olduğu söylenen şehir
Setresi kısalmış kâtibin
Ben de gezegeninde bir insanım
Büyüdüm ama
Prensliğim falan da yok
Bir örümcek gibi ağ bırakarak eskitiyorum
Yaşamakta olduğum
Kupkuytu mekanı şipşimdi zamanı
Bir albüme bakar gibi yaşıyorum artık
Gözlerim kameram
Bir sayfaya diziliyor tekmil resimleri günün
Bir koltuğa çökünce
Her akşam
Gerilmiş bir ip gibi dümdüzdü dosdoğruydu
Bardaktan bardağa boşalırdı her akşam
İki korkuyu unutamamıştı yalnız
Biri yalnızlığın eleği kalabalıklar
Sulu boya ile boyanmıştır sabahlar
Islanmış kağıt gibi hafif buruşuktur
Gökyüzü ve toprak
Sulanmış sardunyalar gibi uyanır uykusundan
İçimdeki yaşama sevinci ve merak
Sen ayaklarını sokunca
Kuğulandı göl
Böğürtlen toplayınca
Perilendi orman
Sürekli olarak
Bir yere süpürülüyorum
Bir sonraki günüm hep
Bir önceki günümün çöplüğü
Ben
Her dakikası ömrümün
Kaçırmamam gereken bir tren
Her dakikası ömrümün
Binbir çatallı bir yol ayrımı
Her bir yolu
Başka bir öğleden sonrasına doğru giden
Şiirin sürgününü yaşıyorum usta
Değer mi bunca yaraya
Kalabalığın cümlesiz bir noktası
Sus
Ve sessizliği konuş
En kadim şiirini zamanın
Dinle
Cümlelerin cümlesini




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz