bü gün
ilk telini koparttım
saçlarıma düşen ak-ın
parmaklarımın arasına aldığım aklıkta seyrettim geçmişimi
bu gün
ilk telini gördüm
bana bir çile ezgisinden
hüzün estir rüzgar
yol eyle karanlıkları
ki aklanayım
sen ey! gökten telli duvaklı süzülen kar
yağ üzerime
Hep başlarken biterdi aşkımız
Gün doğumsuz bir anne gibi
Mahrum bırakırdı bizi aydınlığından
Henüz surları örüldü yine ayrılığın
Sevinç dolanırken avazımızda
Heyecan yine ve yeniden yerini ürperişlere bıraktı
sucularını sal kalbime
çek çıkart oradan (hz) Yusufu
aydınlık düşler içinde kendini müjdele;
sonsızluğunda benim olduğumu
(hz) Zulkarneyn Yecuc ve Mecüc üzerine
bir değişime şait oldum
dostlar fahişeliğe özenir...miş
meğer fahişeler de
candan öte birer dosta
sağolun,o müthiş cansıkıntısı sohbetiniz için
biriniz burada olmayan diğerini yererken
aradabir cığlık gibi kahkaha atan sarı kafalı kız, aferin
aferin geçmişi geleceğinden tasarlanmış esmerkız sana da
sanada hey! kendisini tribleksiyle ve arabasıyla öven sahte gerilla
Yüzü dökülmüş dilencilerin
Gözleri ellerinde/murat satar geçenlere
Al sana on kuruş/ver bana muradımı dedim
Açıldı gözleri ve para tutan elini kapadı
Dökülmüş yüz kırıntılarını toplayıp
Baktı gözlerime/cevap verdi
ben hala döneceğini ummaktayım
kim bilir belki şimdi yoldasın
aklının çıkmazlarından döner dönmez
ha bu gün ha yarın yanımdasın
tuhaf
şu kış salgınından solmuş ağaç
ve tepesinde iki karganın tünemiş olduğu dal
sallanmaya müsait
işte bu
ölürüm dediğim andır
beni sevmediğini söylediğin an
çok yalan geçti zamandan
ve hiçbir yalan
böyle söylenmemişti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!