Kuc-ağına takıldım
acının en hüzün örgülü tarafına
yokluğun yine yüzünü gösterdi
ve ben duruyorum şu an karşısında
Oval çevrelendi etrafıma/hem da ateşten
Git demiştin artık tutsalar dahi gidiyorum
Ama alnım karası geceye çarpar bakışlarım/olsun
Yine de açarım ellerimi dökümsüz yoksul bulutların gölgesine
Sevdaya yalan bakışlı gözlerinden
Kuzgun kıran geçini kırarak giderim
hane ölsek beraber öleceğiz
kalsak da yine beraber
..............................................
bu öyle sarp keskin virajlı bir yol ki
birimizin düşmesi
diğerimizi yaşatmayacak
Henüz bir şair inceliğiyle iniyorum karanlığa
Hassas/revan benizli nefesimden tütüyor hatıra
Susuyorum yazmıyorum ama
Kendiliğinden sarkıyor kâğıdın üzerine hatıra
Başım dönüyor
Akabinde İçimde bir dünya dönüyor
korkularımın tazelendiği yerlerdir garlar
şu an Diyarbakır ilçe garında
inanılmaz acılar ezberlemekteyim
çalakalem ömrümün yollarda geçtiği şu sıralarda
dimağımda korkunç acılar
............................. ezberlemekteyim
bir yaşam cevheridir
gönlümün filizlerinden
............ sana doğrulan
gün sen gece sen
çisil çisil yağmurlarda
hatıra düşen yine sen
kırmızıyı nerde olsa tanırım/
alnındaki çatık kaşlardan/
yüzüme perver sırtına
soğuğu kırsın diye
geçirdiğin kabandan/
açlığı kırar umuduyla
Yol bozuluyor
Bu öyle bir yol ki
Güneş yansımasından
Van gölünün yüzüne serilmiş bir yol
Rüzgâr esiyor
Suya çarpıp eşlik ediyor benimle
...............................ama hayır!
.........................cevap vermelisin
.............................bu kanamışa
....................üzerimdeki gamlı elbise
..............................kanla nakışlı
........................sensizliğin kaybıyla
varla yok arasındasın
tutulacak gibi bir şeysin ama
tutulamayanlardansın
geceleyin karanlıkta gölge
gündüzün zehirli ateten yaratılmışçasına
görünmeyensin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!