hasadı başladı yine içsökümlerimin
kim ne yağmalarsa
kar kalır orağın ucundan kalanlar bana
bir de kan kalır
İstanbulun karanlığından
bakışlarıma
bendeki dökülmeler
hep yas mevsimine denk gelir
yoksa kolay kolay vermem tekini dalımdan
incedir hislerim herdaim eser
gururuna dokunulduğunda
uzun yolların en uzağında durur selma
bir avuç dökme nar eşkisi gibi gocunuk yüzü
soğuk,katı aydınlıkla kavuşur sabahlara
ağacın kırık dalına konmuş
kargayı seyrediyor selma
zaman mekan duruyor karşıma ani çıkışlarında
herkes tanıdık bir tek sen bilinmeyeni oynuyorsun
bilseydim hangi diyarın kokusunu taşıdığını
o eşarbına nakışlı esrarlı gülü bilseydim
ve karanlık kalabalıklarda görebilseydin beni
dikeninin attığını görebilseydin/bilebilseydin
sen ey alevin endamındaki mavi
yeryüzü sığınaklarından bir pay bırakmadın
gökyüzü barınaklarından başka
sancaklarımda zafer aklığı yerine
ordularca yüzükoyun yere yığılmışlığıma
her şey bitti
yolda kırıldı okları savaşçıların
otları yolundu meraların
iç sökümlere yeni bir kıran dayandı
çiğ yeltendi kirpiklere
umut yılgınlık giyindi
........................insan.....................................
kendini aşktan korumalı
zayi etmemeli gece aydınlığını
.....................kötü karanlıklarda
elde tahtadan kılıç,kalkansız,miğfersiz
durmamala bir çift göz meleke ordusunun
sana
bütün bencilliğim ve ne söylediğini bilmediği yanımla
gecenin merhametsiz kara kucağından sesleniyorum
eğer ayıksan ayaktaysan dinle ve bil
içimdeki hüzün garlarına yolculuk vaktinin geldiğini
kırlangıçların kanatlarını kırarcasına
suretin işlenmeli gözlerimin aynasına
cüssen ,sesin ve sen ben olmalı
sana isim bulmalıyım şimdi
kendimce bir mana yüklemeliyim harflere
söyleyişte kulağı dolduran
hiç yoktan izlemeye kalkışma
doğudan doğacak olan güneşi
çünkü hiç yokluktan ayrıldı ayrılacağı kadar
mesafe tanımayan musibetler çağı
batıdan çağladı
şimdi zalimin zulmüne karşı sen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!