Yakma, günahımızdan ötürü,
Sözler işitilince yıkılırdı gök gürültüsü,
Biz tövbe ettik etmeyenlerden,
Yakma kibirliler nazarından ötürü..
Hüzünlüydü sesi,
"Peygamberim bir mesaj göndermiş UYAN"
Asırlar ötesinden bir sızı sarmış heryeri
Gözü yaşlı bekliyor, o en sevgili rehberi
"Ümmetim" dediği, görmeden seven erleri
Ahir zamanın garip, imanlı gençleri...
Yazılar kaldı kâğıt üzere,
Malâkât değil miydi fikirlere,
Yolu yanlış olana akıbeti rast gele,
Akılsızlık olmadı ucuzluğa bu denli hibe..
Zekanın zekâtı akla gebe..
Utangaç bir tebessüm,
Gözlerim içinde yoğun acı ve keder,
Acı içinde kıvranıyordu gerçeğinden,
Yapışık tebessümü gördüm yüzünden..
Olanlar yanlış, ahlâk dışı..!
Yozlaşmış günah şehri,
Ahlâk polisliği,
Burada kanunu çiğneyen kimse yok,
Çünkü zenginlik ülkesi..
Düşler karanlık,
Rüzgâra kapılmış bir yaprak gibi,
İman ve ahlâk fukarası,
Ne korkunç bir cinayetti bu,
Birden gözlerime yaş hücum etti..
Mendille göz pınarında titreşen yaşları sildi,
Emanet akla ziyan,
Bu halimizle nefis perişan,
Ölüm ötesine göz kırptık günahla,
Utanç duyuyor şeytan bile bu akıldan..
Ahlâk, iki dudak arasında lüle,
Fırtınayla yarışan bu ahvâlin rüzgârı,
Güneş kırmızısını,
Gök bulutunu,
Yer toprağını saklıyordu..
Yeni gün gece ortasında başlar,
Rüzgâr dalgalı,
Fetvâlara bir omuz atmalı,
Kesin yargılar yerine,
Sözler, kelâmlar yumuşatıldı..
Akıl yaşta değil başta işte,
Islaklık hatırlıyorum,
Tuzlu bir ıslaklık,
Sahte acımacının biriyim..
İçimin mevsimlerine uymaz şu tabiat,
Hüzünlü mevsim, yağmur yağacak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!