Sarsak adımlar beni nereye götürüyor,
Dağ, taş, kuşlar ve ağaç,
Basılan adımı sağlam tutsun toprak,
Kim şahidi oluyor bu aciz kula..
Şafak sökmek üzere,
Verimsiz kumullarla dolu çöle baktım,
Çölün ötesini gördüm,
Ey benim aç ruhum,
Dağın ihtişamı aklımdan çıkmadı..
Deniz ufuk ötesini kapladı,
hiç yeşermedi ümitler,
vedalar zor günde geldi,
acımadan hiç düşünmeden,
ne haldeyiz hiç görmeden..
sözde söz sahiplerini çok gördük,
Sahibi benimmm !
Benim eserim !
Kulaklara üflediler sinsilikleri !
Biz zavallılar düşünceden habersiz kaldık,
Şu şekilsizce durgun kalabalık,
Bizden sanarak körü körüne alkışladık,
Uyuttular oysa bizi gördüğümüz zandı,
Uyandırıldık ve yine alkışladık..
Gözlerimde bir dünya söndü, ışıklar bitti
Küçük ellerimden hayat, bir boşluğa gitti
Sessizliğim, en ağır çığlığım şimdi
Yeryüzü utansın, kalpler taş kesildi...
Biz zavallılar düşünceden habersiz kaldık,
Şu şekilsizce durgun kalabalık,
Gerçeğin rüya haline getirilmiş yüzünü, Kalemiyle tırmıklamaya başladı,
Iz aldıkça silueti ressam boyadı,
Ağlayan yüzü güzelliğindendi bahtı..
Sancı çekti adam buruştu yüzü,
Düşünden alamadı kendini düştü,
İlk halife, ilk müjde, ilk fitne..
Secdeyle başladı ilk haset,
Elhamdülillah ile başladı ilk nefes,
Cennet mekanıydı, cellâdı azâlile..
Yasaklar ağaç meyvesiyle başladı,
Af dilesem,
Dilensem olmaz bilirim,
Büyük günahı pirim,
Ahı tutsa yakar,
Tuttum ellerimle o ahı teslimim..
Siz hiç affedilmeyecek birşey yaptınız mı ?
Ben yaptım..
Zehirce sözleri ahlandım..
Sözleri en zalimce yerlerden sancılandım,
Beni sana kırdım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!