Hiç acımadın yıkılışıma,
Gölgem silueti bıraktı yalnızlığıma,
Mimiklerim kurudu çatladı kıyma bana,
Gittin sende bedbaht bırakma..
Eriyorken ben nasıl uyuyabildin sen,
Mutlu görünen siluetler,
Gözlerden akan yaşlar gönlü yakıyor,
Sınıyor beni maskeli yüzler,
İçim kül olduğuyla kalıyor..
Bir yumuşak söz,
Pesimist kötü adam zanlı,
Bahanesi neydi bu haykırışın,
Bitmek bilmeyen..
Bir anlığına şaşaladım..'
Doğumların günahları
gün doğarken rüyâlar bitti,
zavallı, bahtsız insanlar, hep ümitli,
okuyor yazıyorlar,
lisan, edebiyat, şiir ve lakin hitabet,
fevkalâde bu insanlarda,
buna rağmen inat ediyorlar,
Yıldız kırıntılarıyla ışıl ışıl gece bahçesinde,
Yığılmış kalmış ruhumun diliyle,
Bu aynada daima kolayca,
Harcanabilecek birini görüyorum ben..
Kalbi dille zehirledim,
Dindiremem,
Zehirli öfkemi kustum,
Sessiz kıkırdamalar susmadı,
Şüphe alnımda izdi,
Tek gerçeği kabullenemedik..
Yedikçe yedik,
Gözetmedik aç kalanları,
Onlar bizi düşünmüyor ki demek yerine.!
Düşündük mü malın İncecik zekatını..
Zengin değilmişiz fakir miyiz.?
Ayaklarım altında toprak oynadı,
Yer ürperdi, dallar titreşti,
Kayalar gıcırdayıp inledi,
Sarsıntıya döndü ürperdi şiddeti..
Zemin fırtınaya tutulmuş,
Masum boynu büker çare yok,
Zenginleri doyurmaktan avuçlarda kalmadı,
Fâkir ki elinde niyâzdan başka çare yok,
Doluca midelerini zenginlerin doyuramadık..
Nâsihat masumlar kulaklarında çınlar,
Beni güldürüp mutlu ediyorlar,
Çok güzel rüyâlar,
Kuş gibi uçtum rüyâmda,
Tebessüm yerini ifadeye bıraktı tekin olmayan..
Gördüğüm kâbuslara tanık oldum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!